Yaz mevsiminin gelmesiyle birlikte hava sıcaklıkları artarken, uzmanlar sıcak hava dalgalarının ve gıda güvenliğinin oluşturduğu risklere karşı dikkatli olunması gerektiğini vurguladı. Sıcaklıkların yükselmesiyle vücudun ısı dengesini koruma çabası arttığı, bu durumun damarların genişlemesine, kalp atışının hızlanmasına ve ter bezlerinin yoğun çalışmasına neden olduğu belirtildi.
Hava sıcaklığı ve nem oranının kritik seviyeleri aşması durumunda vücudun kendini yeterince soğutamayacağı ifade edildi. Uzmanlar, özellikle saat 11:00 ile 16:00 arasında güneş ışınlarının en dik açıyla geldiği zaman diliminde dışarıda bulunulmaması gerektiğini bildirdi. Bu saatlerde dışarıda bulunmanın güneş çarpmasına yol açabileceği, bu nedenle mecbur kalınmadıkça açık havadan uzak durulması önerildi. Dışarı çıkılması gerektiğinde ise geniş siperlikli şapka, UV filtreli güneş gözlüğü kullanımı ve yüksek faktörlü güneş kremi sürülmesi tavsiye edildi.
Susuzluğun ciddi bir risk faktörü olduğu belirtilerek, susama hissinin vücudun dehidrasyona girdiğinin bir işareti olduğu vurgulandı. Aşırı terleme ile sadece su değil, sodyum ve potasyum gibi hayati minerallerin de kaybedildiği ifade edildi. Günlük en az 2-2.5 litre su tüketilmesi gerektiği, susama hissi beklenmeden düzenli olarak su içilmesi gerektiği belirtildi. Alkol, aşırı şekerli ve asitli içecekler yerine maden suyu veya az tuzlu ayran gibi içeceklerin tercih edilmesi önerildi.
Sıcak havanın mikroorganizmalar ve bakteriler için uygun bir üreme ortamı oluşturduğuna dikkat çekildi. Özellikle tavuk, mayonez, süt ürünleri ve açıkta satılan dondurmaların sıcakta kısa sürede bozulabileceği belirtildi. Pişmiş yemeklerin oda sıcaklığında uzun süre bekletilmemesi, hızla buzdolabına kaldırılması gerektiği ifade edildi. Açıkta satılan veya uzun süre sıcakta bekletilmiş gıdaların tüketilmemesi konusunda uyarıda bulunuldu.
Klima kullanımına ilişkin olarak, dış ve iç mekan arasındaki aşırı sıcaklık farkının vücut direncini olumsuz etkileyebileceği belirtildi. Bakımı yapılmayan klimaların Lejyoner Hastalığı gibi ciddi enfeksiyonlara yol açabileceği ifade edildi. İç mekan sıcaklığının dışarıdan en fazla 6-7 derece düşük ayarlanması, ideal olarak 22-24°C civarında tutulması önerildi. Klima filtrelerinin düzenli olarak temizlenmesi gerektiği vurgulandı.
Sıcak hava dalgalarının özellikle 65 yaş üstü bireyler, bebekler ve kronik hastalığı olanlar için hayati risk taşıdığı belirtildi. Kalp ve tansiyon sorunları yaşayan bireylerde kalp krizlerinin tetiklenebileceği ifade edildi. Risk grubundaki kişilerin ağır fiziksel aktivitelerden kaçınması, ilaç saatlerini aksatmaması ve pamuklu, açık renkli giysiler tercih etmesi gerektiği vurgulandı. Vücudun verdiği sinyallere (baş dönmesi, halsizlik, mide bulantısı) dikkat edilmesi ve belirtilen önlemlerin günlük yaşamın bir parçası haline getirilmesi gerektiği belirtildi.