İstanbul'da 1945 yılında dünyaya gelen usta tiyatrocu Zihni Göktay, sanat hayatına genç yaşlarda adım attı. Pertevniyal Lisesi'nin ardından Eminönü Halkevi ve İMTB Gençlik Tiyatroları'nda sahne deneyimi kazanan Göktay, bu süreçte oyunculuk becerilerini geliştirmenin yanı sıra disiplin, ekip ruhu ve sahne ahlakı gibi temel değerleri benimsedi.
Profesyonel tiyatro kariyerine 1964 yılında Ankara Meydan Sahnesi'nde başlayan Göktay, 1973 yılında İstanbul Şehir Tiyatroları'na katılarak kariyerinin önemli bir dönüm noktasına ulaştı. Otuz altı yıl boyunca Şehir Tiyatroları bünyesinde yetmişten fazla oyunda rol alan Göktay, Aristophanes, Turgut Özakman, Beaumarchais ve Sadık Şendil gibi farklı yazarların eserlerinde sergilediği performanslarla komedi ve karakter oyunculuğundaki ustalığını kanıtladı. Tiyatro onun için bir kariyer hedefinden ziyade, ömür boyu sürecek bir bağlılık alanı oldu.
Zihni Göktay'ın adı, özellikle Haldun Dormen'in sahneye koyduğu ve Türk tiyatrosunun en uzun soluklu müzikallerinden biri haline gelen 'Lüküs Hayat' ile özdeşleşti. Yıllar boyunca aynı heyecanla sahne aldığı bu oyunda Göktay, Türk tiyatrosunun geleneksel mirasını yeni kuşaklara taşıyan önemli bir figür olarak öne çıktı. Benzer şekilde, Muammer Karaca ve Nejat Uygur gibi ustaların ardından 'Cibali Karakolu'nda Komiser Cafer Sabbah' karakterini devralması da bu geleneğin sürdürülmesindeki rolünü pekiştirdi.
Göktay'ın sanatsal çalışmaları tiyatro sahnesiyle sınırlı kalmadı. 1978-1996 yılları arasında TRT İstanbul Radyosu Radyo Tiyatrosu Şubesi'nde yönetmen ve oyuncu olarak görev yapan Göktay, radyo tiyatrosunda sayısız oyuna sesiyle hayat verdi. Ayrıca, yerli ve yabancı birçok filmde gerçekleştirdiği seslendirmelerle karakterlere kimlik kazandıran Göktay, güçlü diksiyonu ve doğal tonlamasıyla seslendirme sanatının saygın isimleri arasında yer aldı.
Yeşilçam sinemasında 'Tosun Paşa', 'Meraklı Köfteci', 'Atla Gel Şaban' ve 'Fahriye Abla' gibi filmlerdeki rolleriyle akıllarda kalan Göktay, daha sonra 'Hababam Sınıfı Merhaba', 'Hababam Sınıfı Askerde' ve 'Hababam Sınıfı Üç Buçuk' filmlerinde 'Yusuf Hoca' karakteriyle yeni nesillerle buluştu. Beyaz perdedeki deneyimini '7 Kocalı Hürmüz', 'Zaman Makinesi 1973', 'Kara Bela' ve 'Oregon' gibi yapımlarla sürdürdü.
Televizyon ekranlarında da geniş kitlelere ulaşan Göktay, 'Kuruntu Ailesi', 'Yazlıkçılar', 'Bizimkiler' ve 'Ulan İstanbul' gibi dizilerde rol aldı. Ancak milyonlarca izleyicinin hafızasında en çok 'Cennet Mahallesi' dizisindeki 'Göttingenli Ethem' karakteriyle yer etti. Kendine özgü oyunculuğu ve doğal komedi anlayışıyla bu karakteri unutulmaz kılan Göktay, mizahı yaşamın içinden gelen ayrıntılarla kurarak seyirciyi hem güldürdü hem de karakterlerine inandırdı.
Zihni Göktay'ın sanata en önemli katkılarından biri, geleneksel Türk komedisini çağdaş sahne anlayışıyla birleştirmesi oldu. Muammer Karaca, Nejat Uygur ve Vasfi Rıza Zobu gibi ustaların temsil ettiği tiyatro çizgisini yeni kuşaklara aktaran Göktay, Şehir Tiyatroları'nın kurumsal hafızasının yaşayan bir temsilcisi olarak genç oyunculara örnek bir çalışma disiplini ve sahne ahlakı sundu. Gösterişten uzak kişiliği, mesleğine duyduğu saygı ve yıllar boyunca koruduğu profesyonelliği, onu örnek bir sanat insanı haline getirdi. Bu kapsamda 2019 yılında aldığı Sadri Alışık Tiyatro Onur Ödülü, onun onlarca yıla yayılan emeğinin, sadakatinin ve sanat sevgisinin bir takdiri olarak öne çıktı.
Usta sanatçı Zihni Göktay, geçtiğimiz günlerde aramızdan ayrılırken Türk tiyatrosu, sahne kültürünün önemli bir hafızasını kaybetti. Ardında yüzlerce temsil, onlarca tiyatro oyunu, unutulmaz filmler, sevilen diziler ve binlerce saatlik radyo ile seslendirme çalışması bırakan Göktay'ın gerçek mirası, tiyatronun disiplin, sabır ve seyirciye duyulan derin saygıyla yaşatılabileceğini göstermesi oldu.