Prometeon Tyre Group, sürdürülebilirlik stratejilerini ve faaliyetlerindeki merkezi rolünü vurgulayan 2025 Sürdürülebilirlik Raporu'nu yayımladı. Rapora göre, 2025 yılında şirketin toplam enerji kullanımının yüzde 51,5'i yenilenebilir ve yüksek verimli enerji kaynaklarından sağlandı. Bu oranın yüzde 31,3'ü sertifikalı yeşil elektrik ve biyokütle gibi yenilenebilir kaynaklardan, yüzde 20,2'si ise kojenerasyon tesisleri gibi yüksek verimli sistemlerden elde edildi.
Elektrik kullanımında yenilenebilir enerjinin payı yüzde 47,5'e ulaştı. Prometeon, Bilimsel Tabanlı Hedefler (SBTi) tarafından belirlenen 1,5°C hedefiyle uyumlu bir yol haritası izleyerek 2040 yılına kadar iklim nötrlüğüne ulaşmayı hedefliyor. Şirketin 2025 yılındaki ton başına özgül enerji kullanımı, baz yıl olan 2016'ya kıyasla yüzde 14,7 azalarak üretim süreçlerindeki verimlilik artışını gösterdi.
Döngüsel ekonomi yaklaşımı doğrultusunda malzeme kullanımında da önemli ilerlemeler kaydeden Prometeon'da, 2025 yılında üretimde kullanılan geri dönüştürülmüş malzemelerin oranı yaklaşık yüzde 7'ye yükseldi. Bu artışta; geri dönüştürülmüş çeliğin daha yaygın kullanımı, pirinç kabuğu külünden elde edilen silikanın kullanımı ve kullanım ömrünü tamamlamış lastiklerden elde edilen piroliz yağından üretilen karbon siyahının kullanımı etkili oldu.
Türkiye'deki üretim tesisi de sürdürülebilir üretim yaklaşımında önemli bir rol üstlendi. 1 Ocak 2025 itibarıyla Kocaeli fabrikasında üretilen tüm Coach CO2 (295/80R22.5) lastikleri, kütle dengesi yaklaşımına göre hesaplanan yüzde 23 oranında ISCC+ sertifikalı malzeme içeriyor. Biyoekonomi ve döngüsel ekonomi uygulamalarına yönelik gönüllü sertifikasyon sistemi ISCC Plus, kullanılan hammaddelerin izlenebilirliğini ve sürdürülebilirliğini doğruluyor.
Prometeon İç Denetim, Uyum, Sürdürülebilirlik ve Kurumsal İlişkiler Direktörü Nicolas Marchi, 2025 Sürdürülebilirlik Raporu'nun şirketin sürdürülebilirlik hedeflerini somut ve ölçülebilir sonuçlara dönüştürme başarısını ortaya koyduğunu belirtti. Marchi, yenilenebilir ve yüksek verimli enerji kaynaklarının kullanımındaki artışın, geri dönüştürülmüş malzeme kullanımı oranındaki yükselişin ve CDP değerlendirmesinde elde edilen sonuçların, uygulanan stratejinin sağlamlığını teyit ettiğini ifade etti. Hızla değişen küresel ortamda sürdürülebilirliği rekabet gücünü, inovasyon kapasitesini ve tercih edilirliği artıran temel unsurlardan biri olarak görmeye devam ettiklerini vurgulayan Marchi, tüm değer zincirini sürece dahil ederek ve çalışanlara, müşterilere, iş ortaklarına ve faaliyet gösterilen topluluklara yönelik taahhütleri güçlendirerek 2040 net sıfır hedefine kararlılıkla ilerleyeceklerini sözlerine ekledi.