🇺🇸 USD 48,41₺
🇪🇺 EUR 56,26₺ ▼0.07%
🥇 ALTIN 6.897₺ ▼1.39%
₿ BTC 3,87M₺ ▲0.37%
06 Eylül 2026, Pazar
Kültür

Byung-Chul Han'ın 'Şiddetin Topolojisi' Kitabında Şiddetin Evrimi

Byung-Chul Han, 'Şiddetin Topolojisi' kitabında şiddetin modern öncesi, modern ve geç modern dönemlerdeki değişimini inceliyor. Han, günümüzde bireylerin kendilerine uyguladıkları şiddetin, kapitalist sistemle iç içe geçtiğini vurguluyor.

İmza: Manşet Noktası Kültür Servisi Yayın: 👁 10,483
Byung-Chul Han'ın 'Şiddetin Topolojisi' Kitabında Şiddetin Evrimi

Filozof Byung-Chul Han, kaleme aldığı 'Şiddetin Topolojisi' isimli eserinde şiddetin tarihsel süreçteki değişimini incelemektedir. Han, analizlerinde modern öncesi, modern ve geç modern olmak üzere üç ayrı döneme odaklanmaktadır.

Modern öncesi dönemde şiddet, kan ve iktidar sahiplerinin güç gösterisiyle özdeşleşmiştir. Suçluların halka açık alanlarda vahşi hayvanlara yem edilmesi gibi eylemler, dönemin şiddet anlayışını yansıtmaktadır. Modern dönemde ise iktidar, şiddeti kamusal alandan özel mekanlara taşımıştır. Han, bu değişimi toplama kampları örneğiyle açıklar. Bu kamplar, öldürme eyleminin halka açık bir gösteri olmaktan çıkarılıp kentlerin uzağında gerçekleştirildiği mekanlar olarak tanımlanır. Modern dönemde şiddet, görünür fiziksellikten görünmez psişik olana, askeri eylemlerden medyatik etkilere doğru evrilmiştir. Bu yapısal değişimdeki en dikkat çekici unsur, şiddeti uygulayan failin kendisini görünmez kılmasıdır.

Geç modern dönem olarak adlandırılan günümüzde ise bireylerin kendilerine uyguladıkları şiddet ön plana çıkmaktadır. Han'a göre, olumsuzlukların yok sayıldığı ve başarı ile performansın yüceltildiği bu dönemde bireyler kendilerini birer 'proje' olarak görmektedir. Bu şiddet, dışarıdan gelen bir baskıdan ziyade, özgürlük yanılsamasıyla kendine yönelik bir eylemdir. Han, modern dönemden geç moderne geçişin, kapitalist üretim ilişkileri bağlamında anlaşılması gerektiğini vurgular. Üretim düzeyü yükseldikçe, bireyin kendi kendini sömürmesi, başkasını sömürmekten daha verimli hale gelmektedir. Başarı ve performans toplumu, temelde bir kendini-sömürme toplumudur.

Geç modern dönemin başarı odaklı öznesi, kendisini yalnızca kendine tabi olarak görmektedir. Kendini sömüren ve sömürülen özne aynı kişidir. Bu hegomanyasız sömürü biçimi, mevcut sömürülerin en verimlisi olarak nitelendirilir. Han'a göre, birey paradoksal özgürlüğü nedeniyle hem fail hem kurban, hem efendi hem de uşak konumundadır. Neo-liberal rejimin teknoloji, sanat, sinema, ekranlar ve sosyal medya aracılığıyla zihinlere aşıladığı başarı ve performans baskısı, olumsuzun ve ötekinin reddini zorunlu kılmaktadır. İnsan ilişkilerindeki özensizlik, soğuk yakınlaşmalar ve yapay kibarlık, bu dönemin belirgin özelliklerindendir. Han, bu dönemin aynı zamanda depresyon ve narsisizmle iç içe geçtiğini belirtir. Kendini sevme, geliştirme ve gerçekleştirme gibi sloganlarla motive olan birey, kendisine odaklanmış bir özne olarak tanımlanır. Bu durum, kaçınılmaz olarak kendi içine çökme olarak tarif edilen depresyonla sonuçlanmaktadır.

İlgili Haberler

📊 Döviz Kurları
🇺🇸 USD
48,4143₺ − 0,00%
🇪🇺 EUR
56,2640₺ ▼0.07%
🇬🇧 GBP
65,4765₺ ▼0.06%

Hava Durumu

☀️
27°C
Açık
Hissedilen
29.8°
Min/Max
19°/30°
Nem
58%

♈ Günün Burçları

06 Eylül 2026