Avrupa İstatistik Ofisi (Eurostat) verilerine göre, Türkiye yoksulluk ve sosyal dışlanma riski açısından Avrupa'da ilk sırada yer alıyor. 2025 verilerine göre, Türkiye'de bu riskin oranı yüzde 29.8 olarak ölçüldü. Bu oran, Avrupa Birliği ülkelerindeki ortalama yüzde 20.9'un oldukça üzerinde.
Türkiye'de yaklaşık 25 milyon kişi, gelir, beslenme alışkanlıkları ve sosyal olanaklar açısından yoksulluk ve sosyal dışlanma riskiyle karşı karşıya. Yıllık bazda yoksulluk riskinde 0.6 puanlık bir düşüş yaşanmasına rağmen, Türkiye bu alanda liderliğini sürdürüyor. Türkiye'yi sırasıyla yüzde 29 ile Bulgaristan, yüzde 27.5 ile Yunanistan ve yüzde 27.4 ile Romanya takip ediyor.
Avrupa genelinde 92 milyon kişi yoksulluk ve sosyal dışlanma riski taşırken, Türkiye'deki 25 milyonluk rakam dikkat çekiyor. Özellikle emekliler, yoksulluk riskinin en yüksek olduğu grubu oluşturuyor. Avrupa'da 65 yaş ve üzeri nüfusun yüzde 15.6'sı yoksulluk ve sosyal dışlanma riski altındayken, Türkiye'de bu oran yüzde 38.1'e ulaştı. Bu durum, emeklilerin yoksulluk riskinde Türkiye'yi Avrupa'da ikinci sıraya taşıyor.
2021 yılında 'nas' politikalarının uygulanmaya başlamasının ardından, 65 yaş ve üzeri nüfusun yoksulluk riski iki katına çıktı. 2021'de 801 bin olan yoksulluk riski altındaki emekli sayısı, 2025 sonunda 1 milyon 950 bine yükseldi. Çocuklar arasındaki durum ise daha da vahim bir tablo çiziyor. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, 2025'te yoksulluk ve sosyal dışlanma riski altındaki çocukların oranı yüzde 36.8 olarak belirlendi.
Ülke içindeki diğer istatistikler de önemli sorunlara işaret ediyor. 2025 verilerine göre, Türkiye'de arabası olmayanların oranı yüzde 45.7, bulaşık makinesi olmayanların oranı ise yüzde 12.7 olarak kaydedildi. Teknoloji çağında olunmasına rağmen, bilgisayarı olmayanların oranı da yüzde 55.5 seviyesinde bulunuyor.