Türk Tabipleri Birliği (TTB), LGBTİ+ hakları savunucularına ve derneklere yönelik gerçekleştirilen "Ailem Güvende" operasyonuna sert tepki gösterdi. TTB, cinsiyet kimliği ve cinsel yönelim çeşitliliğinin suç gibi gösterilmesinin insan hakları ihlali olduğunu vurgulayarak, ayrımcı politikalara ve baskılara derhal son verilmesi çağrısında bulundu.
Türkiye'nin demokrasi ve insan hakları açısından ağır bir hak ihlaliyle karşı karşıya kaldığını belirten TTB, operasyon kapsamında alınan gözaltı kararlarını, derneklere getirilen erişim engellerini ve uygulanan ayrımcı politikaları eleştirdi. LGBTİ+ bireylerin ayrımcılık nedeniyle yaşadığı hak ihlallerinin ortada olduğunu hatırlatan TTB, hak savunucusu derneklerin ve yöneticilerinin suçlu gibi damgalanmasının, insanların evlerinin basılıp gece gözaltına alınmalarının kabul edilemez olduğunu ifade etti.
Açıklamada, "Ailem Güvende" adı verilen operasyonun, aile ve güven kavramları üzerinden hedef gösterme amacını taşıdığı belirtildi. Bu yaklaşımın toplumsal açıdan geri dönülemez hasarlar oluşturabileceği, LGBTİ+ bireylerin kimlikleriyle sağlıklı ve güvenli yaşamalarını zorlaştıracağı vurgulandı. Kendinden olmayana yönelik dayatıcı ve yok sayıcı tutumun, öngörülemeyecek baskı ve suç davranışlarına kapı aralayabileceği kaydedildi. Devlet eliyle yürütülen bu yok sayışın, insanların güven algısını ve farklılıklara barışçıl kabulünü zedeleyeceği ifade edildi.
Operasyona "Ailem Güvende" adının verilmesinin haklılık sağlamadığı gibi toplumda güven ve aile kavramlarını tükettiği belirtilen açıklamada, operasyona uyuşturucu ve fuhşa teşvik gibi konuyla ilgisi olmayan suçların eklenmesinin, insan hakları açısından meşruiyet çıkmazının boyutunu gösterdiği ifade edildi. Açıklamada ayrıca, HIV ile yaşayan kişilerin haklarını, sağlığını ve yaşam kalitesini korumak amacıyla faaliyet gösteren derneklerin de hedef alındığı vurgulandı. Cinsel Eğitim Tedavi ve Araştırma Derneği'nin (CETAD) internet sitesi ve sosyal medya hesaplarına erişim sınırı getirilmesinin, ölçüsüzlüğün boyutunu açıkça ortaya koyduğu belirtildi.
TTB, bu durumun temel bir insan hakkı olan sağlık hizmetlerine erişimin de suç konusu haline getirilmesi anlamına geldiğini savundu. Bu tür bir yaklaşımın kişileri sağlık hizmetlerinden uzaklaştırarak ciddi bir halk sağlığı sorununa yol açacağı uyarısında bulunuldu. Çeşitliliğin toplum için gerekli ve önemli olduğunu savunan TTB, tüm sorumlulara görevlerinin ayrımcı yaklaşımları desteklemek değil, ayrımcılığa uğrayanların haklarını korumak olduğunu hatırlattı. Toplumun her kesimi için sağlığa erişimi güvence altına almanın devletin yükümlülüğü olduğunu belirten TTB, ayrımcılığı körükleyen ve sağlık hizmetine erişimi engelleyen her türlü girişime karşı önlem alınması gerektiğini vurguladı. TTB, operasyona, ayrımcı politikalara ve baskılara derhal son verilmesi gerektiğini yineledi.