İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesi, S.E. hakkında 'nitelikli dolandırıcılık' ve 'özel belgede sahtecilik' suçlarından verilen 102 yıl 4 ay hapis cezasını bozdu. Mahkeme, ilk derece mahkemesinin kararında birleşen dosyalarla ilgili eksik bilgilere yer vermesi nedeniyle denetimin zorlaştığını belirtti.
Daire, yargılama sürecinde bazı usul hükümlerinin uygulanmadığına işaret ederek, kararın bozulmasına hükmetti. Dosyanın yeniden görülmesi için yerel mahkemeye gönderilmesine karar verildi. Bu kararın ardından S.E., yeniden hakim karşısına çıktı. Duruşma İstanbul 29. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Tutuklu sanık Erzan, cezaevinden getirildi.
Mahkemede savunma yapan S.E., 3 yıldır aleyhine kararlar verildiğini ve yeterli hukuki destek alamadığını ifade etti. Yönlendirmelerle ifade verdiğini belirten Erzan, o sabah telefonunu kapattığını ve Çorlu'ya gittiğini söyledi. Kendinde olmadığını ve telefonunu açamadığını dile getiren Erzan, annesinin gözleri önünde darbedildiğini ve senetler verdiğini, kimseye borcu olmamasına rağmen borçlu duruma düştüğünü belirtti.
Erzan, savcıya her şeyi anlatmaya çalıştığını ancak söylediklerinin bağlamından koparıldığını aktardı. Banka avukatının 'Yukarıdan baskı varmış, tutuklanıyorsun' dediğini belirten Erzan, korku ve baskı altında herkese fon olduğunu söylediğini ifade etti. Yüksek faiz vaadiyle somutlaştırılabilecek bir davranışı olmadığını savunan Erzan, Arda Turan'ın kendisinden tek kuruş alacağı varsa ceza verilmesini istedi. Annesinin ve babasının bütün mal varlıklarını sattığını da sözlerine ekledi.
Mahkeme heyeti, tutuklu sanık S.E.'ın tutukluluk halinin devamına karar verdi. Duruşma ileri bir tarihe ertelendi.