Edebiyat ve şiirin önemli bir yere sahip olduğu dönemlerde, sözler hayatın kendisi haline gelirdi. Bu meclislerden çıkan Ali Şir Nevai gibi isimler, bu dönemin zenginliğini göstermeye yeterlidir. Doğu medeniyetleri, mitler, anlatılar ve masallarla şiirin yüksek mertebesine ulaşmıştır. Herat, Farsça'dan Avesta'ya, oradan Grekçe metinlere uzanan köklü bir tarihe sahiptir.
Herirud Nehri, şehre yalnızca hayat vermekle kalmamış, aynı zamanda ilham kaynağı olmuştur. Afganistan'ın batısında yer alan Herat, farklı kültürlerin kesişim noktasıdır. Safeviler, Türkmenler, Afganlar, Özbekler ve Araplar gibi çeşitli kavimler, şehirde kendi kültürel izlerini bırakmışlardır. Günümüzde yaşadığı yıkımlara rağmen Herat'ın tarihi dokusu ve Afgan halkının kahramanlığı, şehrin direncini simgeler. Şehrin adı, ister Haraiva ister Aria ile ilişkilendirilsin, Büyük İskender'e kadar uzanan bir geçmişe sahiptir.
Farklı dönemlerde tahrip edilen Herat Kalesi, şehrin sırlarını barındıran bir anıttır. Hüseyin Baykara adına inşa edilen medresenin minareleri ise faniliğe karşı insanlığın ölümsüzlük arzusunu temsil eder. Bu minarelerden geriye kalan detaylar, zamanın akışını ve turkuaz rengin Horasan sarısı ile dansını yansıtır.
Günümüzde Herat'a gitmek, izleri silinmiş ve kültür tarihine mal olmuş “Herat Ekolü”nü yeniden canlandırma çabası olarak görülebilir. Ancak Herat, özellikle Hüseyin Baykara'nın sanat hamiliği konusundaki örnek çalışmalarıyla anılmayı hak etmektedir. Şairler, ressamlar, hattatlar, müzehhepler ve tarihçiler, onun meclislerinde en yüksek itibarı görmüşlerdir. Cihanara Sarayı'nda şekillenen bu yönetim anlayışı, geleceğe de ilham vermektedir. Çağatayca'nın bir divan dili haline gelmesi de onun eseridir.
Yaklaşık iki milyonluk nüfusuyla Herat, Afganistan'ın ikinci büyük şehri olmasının yanı sıra kültürel zenginliklerin de merkezidir. Samaniler, Gazneliler, Selçuklular ve Gurlular gibi devletler, Herat'tan geçmişlerdir. Ulu Cami avlusunda veya Herat Kalesi eteklerinde oturanlar, Molla Cami ve Fahrettin Razi gibi düşünürleri anımsayarak sokaklardaki karmaşayı göz ardı edebilirler. Tarih, geri alınamaz bir miras olarak Maveraünnehir ruhuyla Herat'ta yaşatılmaktadır. Doğu'da yaşam, aynı zamanda “bahçe” anlamına gelir ve Herat da bu anlamıyla bir bahçe şehirdir.