Güney Kore'de ana muhalefet partisi Halkın Gücü'nün lideri Jang Dong-hyeok, mahremiyet, harcama özgürlüğü ve para tercihi güvence altına alınmadan merkez bankası dijital parası (CBDC) çıkarılmaması gerektiğini belirtti. Jang, ödeme kolaylığı ve verimliliğin tek başına böyle bir sisteme geçişi haklı çıkarmayacağını vurguladı.
Jang'ın bu açıklamaları, Güney Kore Merkez Bankası'nın Project Hangang adlı dijital para denemesinin ikinci aşamasını genişlettiği bir dönemde geldi. Muhalefet lideri, yetkililerin işlemleri ne ölçüde izleyebileceğinin ve dijital paranın kullanımına ne gibi sınırlamalar getirilebileceğinin önceden netleştirilmesini talep etti. Halkın Gücü Partisi, CBDC için yasal güvenceler istedi.
Jang, vatandaşların kullanacakları para türünü seçme hakkının da korunması gerektiğini ifade etti. Lider, halkın kendini güvende hissedeceği yasal ve kurumsal önlemler tamamlanana kadar CBDC'ye karşı çıkacaklarını ve teknolojinin vatandaşları denetleyen bir araca dönüşmemesi gerektiğini savundu. Ancak Güney Kore Merkez Bankası'nın çalışması, doğrudan halka sunulacak bir perakende CBDC'nin ilanı değil; merkez bankasının sağladığı toptan dijital altyapıyla ticari bankaların çıkardığı mevduat tokenlerini birlikte deniyor.
Kullanıcılar ilk aşamada banka hesaplarındaki parayı mobil uygulama üzerinden mevduat tokenine çevirerek belirlenen iş yerlerinde harcadı. İlk denemede bazı kamu destekleri için programlanabilir dijital kuponlar da kullanıldı. Bu kuponlar yalnızca belirlenen amaçlar doğrultusunda harcanabildi. Jang'ın kullanım alanı ve süre sınırlamasına ilişkin soruları bu teknolojik imkâna dayanıyor. Merkez bankasının belgelerinde, aynı kısıtlamaların bütün mevduat tokenlerine veya geleneksel banka bakiyelerine uygulanacağına dair bir plan bulunmuyor.
Merkez bankası daha önce Project Hangang kapsamında devletin veya bankanın kullanıcıların bireysel token bakiyelerini belirleyip kontrol edemeyeceğini açıklamıştı. Kurum ayrıca denemenin resmî bir dijital para ihracı anlamına gelmediğini vurguladı. Project Hangang'ın ilk halka açık aşaması Nisan ile Haziran 2025 arasında yedi bankayla yürütüldü ve 100 bine kadar yetişkinin katılımına açıldı. İkinci aşamada banka sayısının dokuza, kullanılabilir cüzdan sayısının ise 500 bine kadar çıkarılması planlandı. Yeni aşama, kişiden kişiye transfer, biyometrik doğrulama ve mevduat hesaplarıyla token cüzdanları arasında otomatik para aktarımı gibi özellikleri de kapsıyor.
Ülkedeki ikinci önemli tartışma ise kripto kazançlarından alınacak vergi üzerinde yoğunlaşıyor. Mevcut takvime göre, dijital varlıkların satışı, devri veya ödünç verilmesinden elde edilen yıllık kazancın 2,5 milyon wonu aşan bölümü 1 Ocak 2027'den itibaren vergilendirilecek. Yüzde 20'lik temel orana yerel vergi de eklendiğinde etkili oran yüzde 22'ye çıkacak. Verginin iki yıl daha ertelenmesini isteyen Ulusal Meclis dilekçesi 30 gün içinde 50 bin doğrulanmış imzaya ulaştı. Bu eşik, başvurunun ilgili Meclis komisyonunda resmen incelenmesinin önünü açtı.
Yatırımcılar ve sektör temsilcileri, vergi altyapısının tamamlanmadığını, piyasa yapısındaki eksiklerin sürdüğünü ve uygulamanın yatırımcıları yurt dışındaki platformlara yöneltebileceğini savunuyor. Kripto vergisinin başlangıcı daha önce üç kez ertelenmişti. Mayıs ayında verginin tamamen kaldırılmasını isteyen başka bir dilekçe de sekiz günde 50 bin imzayı aşarak komisyona gönderildi ancak süreçte daha ileri bir adım atılmadı. Hükümet ise yeni bir ertelemeye sıcak bakmıyor. Ekonomi ve Maliye Bakanı adayı Lee Hyoung-il, verginin gelecek ocak ayında yürürlüğe girmesi için hazırlıkların sürdüğünü ve ayrıntılı vergilendirme ölçütlerinin yıl sonuna kadar Ulusal Vergi Dairesi tarafından açıklanacağını bildirdi. Böylece hem dijital para denemesi hem de kripto vergisi, Güney Kore'nin yeni dijital varlık düzenini belirleyecek siyasi pazarlığın merkezine yerleşti.