Dijital dolandırıcılık yöntemleri giderek çeşitleniyor. Son olarak, dolandırıcıların Google'ın reklam sistemlerini kullanarak Türkiye'deki internet sitelerinin reklam alanlarını hedef aldığı ortaya çıktı. Sabah Gazetesi'nden M.C.'ın haberine göre, sıradan işletme reklamı gibi görünen kampanyalar, kullanıcılara sansasyonel sahte haber başlıklarıyla sunuluyor.
Bu reklamlara tıklayan kullanıcılar, yeni yatırım sistemleri, sınırlı kontenjanlar ve devlet destekli kazanç modelleri gibi vaatlerle telefon numarası, e-posta adresi veya çeşitli kişisel bilgilerini paylaşmaya yönlendiriliyor. Özellikle ekonomi sitelerinin reklam alanlarında, Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan'ın görevden alındığına dair sahte başlıklar dikkat çekiyor. Reklamların köşesinde ise genellikle bir pastane veya farklı bir işletmenin adı yer alıyor.
Dolandırıcıların, ünlü isimleri ve sansasyonel haberleri yatırım fırsatlarıyla birleştiren yöntemlerini güvenilir haber kuruluşlarının reklam alanlarına taşıdığı belirtiliyor. Uzmanlar, bu yöntemde 'cloaking' olarak bilinen tekniğin kullanıldığına dikkat çekiyor. Bu teknikte, reklam denetim sırasında farklı, ancak kullanıcıya gösterildiğinde farklı bir içerik sunuluyor.
Kullanıcı reklama tıkladığında, güvendiği bir ekonomi sitesindeki habere yönlendirildiğini düşünürken aslında farklı bir internet adresine aktarılıyor. Bu sahte siteler, logo, yazı karakteri, sayfa düzeni ve haber dili taklit edilerek gerçek bir haber sitesi izlenimi yaratıyor. Sahte haberlerde Fatih Karahan'ın yanı sıra tanınmış ekonomistler, iş insanları veya kamu kurumu isimleri de kullanılabiliyor.
Uzmanlar, bu yöntemin yalnızca sahte reklam sorunu olarak görülmemesi gerektiğini vurguluyor. Google'ın reklam sistemlerinin büyük ölçüde otomatik denetim ve açık artırma mekanizmalarıyla çalıştığını belirten uzmanlar, dolandırıcıların 'cloaking' gibi yöntemlerle denetim sırasında zararsız görünen bir site sunarak reklamın kabul edilmesini sağladığını ve sonrasında içeriği değiştirebildiğini ifade ediyor. Temel sorunun, reklam sisteme kabul edilirken yapılan kontrolün yanı sıra, reklam yayında kaldığı süre boyunca yönlendirilen adreslerin, içerik değişikliklerinin ve reklam veren kimliğinin sürekli ve etkin bir şekilde denetlenmemesi olduğu belirtiliyor.
Bu durum, Google'ın dijital reklam ekosistemindeki denetim mekanizmalarının etkinliği konusunda tartışmaları da beraberinde getiriyor. Dolandırıcıların Google'ın geniş reklam dağıtım kapasitesini kullanması, sahte içeriklerin daha geniş kitlelere ulaşmasına olanak tanıyor. Güvenilir yayınların reklam alanlarında bu tür kampanyaların yer alabilmesi, otomatik denetim sistemlerinin güvenilirliğine dair soru işaretleri oluşturuyor. Uzmanlar, bu tür sahte reklamların tespit edilip engellenmesi için daha sıkı reklam veren doğrulaması, gerçek zamanlı yönlendirme kontrolleri ve sahte haber tespit mekanizmalarının uygulanması gerektiğini belirtiyor.