İstanbul ve Muğla'da geçen ay düzenlenen operasyonda, aralarında yabancı uyrukluların da bulunduğu 109 kişi tutuklandı. Beş kıtadan onlarca ülkeyi hedef alarak yatırım vaadiyle insanları dolandıran şebekenin, yeni üyelerini sisteme dahil ederken kullandığı yöntemler şaşırttı.
NTV Muhabiri Baran Bila'nın haberine göre, dolandırıcılar, şebeke içine sızabilecek polis veya gazetecileri tespit etmek amacıyla, adeta film sahnelerini andıran bir yöntemle yalan makinesi testi uyguladı. Yeni üyelerin dışarıya bilgi sızdırıp sızdırmadığını, polisle veya gazetecilerle bağlantısı olup olmadığını anlamak için bu testi kullandıkları belirtildi. Test sırasında kan basıncı ve nabız gibi fizyolojik tepkiler ölçülerek kritik sorular soruldu.
Şebekenin, işe alacağı çağrı merkezi elemanlarını da bu tür testlerden geçirdiği ve bazı üyelerin, kendilerinin de dolandırıcı olduğunu fark etmeden tuzağa düştüğü anlaşıldı. Özellikle yabancı dil bilen kişileri hedefleyen ve merkezlerini İstanbul'da kuran zanlıların, farklı saat dilimlerindeki mağdurlara ulaşabilmek için ofisleri 24 saat aktif tuttuğu öğrenildi. Şebekenin toplam vurgunun boyutunun 3 milyar doları bulduğu tahmin ediliyor. Elde edilen bilgiler, Interpol aracılığıyla uluslararası emniyet birimleriyle de paylaşıldı.
Yalan makinesi, kan basıncı, nabız, solunum derinliği ve terleme gibi fizyolojik tepkileri ölçerek kişinin verdiği cevapların doğruluğunu analiz etmeye çalışır. Şebekenin üyelerine, veri tabanından bilgi sızdırıp sızdırmadıkları, polisle veya gazetecilerle bağlantıları olup olmadığı gibi sorular sorduğu belirlendi. Almanya, Portekiz, İspanya, Malezya, Güney Kore, Hollanda, Avustralya, Rusya ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi ülkeler şebekenin hedefinde yer alıyordu.