Tekirdağ'da, Türk-İslam Dönemi Mezar Taşları Kitabeleri Ulusal Envanter Projesi kapsamında yürütülen çalışmalarla, geçmiş dönemlere ait şairlerin kimlikleri ve eserleri ortaya çıkarılıyor. İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi (NKÜ) akademisyenleri ve Uluslararası Toplumsal Araştırmalar Bilim Derneği üyelerinin destekleriyle ağustos ayında başlatılan proje, bölgedeki Türk-İslam mezar taşlarını ve kitabelerini kayıt altına almayı hedefliyor.
NKÜ Türk Dili ve Edebiyatı Bölüm Başkanı Prof. Dr. Hasan Kaya, proje kapsamındaki araştırmaların, Tekirdağ'ın manzum tarihi açısından önemli veriler sunduğunu belirtti. Kaya, daha önce şadırvan, çeşme ve cami kitabelerinde de manzum örneklere rastladıklarını ancak mezar taşı kitabelerinde bu tür eserlerin çok daha yoğun olduğunu ifade etti. Bu kitabelerin, ait oldukları dönemin şairlerinin duygu ve düşüncelerini yansıtan metinler olduğunu vurguladı.
Prof. Dr. Hasan Kaya, Tekirdağ'ın manzum tarihinin belirlenmesiyle birlikte, kentteki şairlerin, yazarların ve kalem erbabının düşüncelerini mezar taşlarına aktardığının görüldüğünü söyledi. Bazı kitabelerin yakınlar için yazıldığını, bazılarının ise talep üzerine kaleme alındığını belirten Kaya, tespit edilen mezar taşı kitabelerinin yaklaşık yüzde 20'sini bu manzum eserlerin oluşturduğunu kaydetti. Bu eserlerin, aruz ölçüsüyle yazılmış, vezinli ve kafiyeli şiir formunda metinler olduğunu ve Tekirdağ'ın manzum tarihini oluşturduğunu sözlerine ekledi.
Araştırmalar sonucunda, daha önce kaynaklarda adı geçmeyen şairlere ulaşıldığını belirten Kaya, şairlerin mahlaslarını kullandığına ve bu takma adların araştırmalar için değerli bilgiler sunduğuna dikkat çekti. Kaya, bu çalışmalarla Tekirdağ'ın kayıp şairlerinin gün yüzüne çıktığını ifade etti. Şu ana kadar tespit edilen 100'ün üzerindeki taşta, kaynaklarda yer almayan 5 şairin varlığı belirlendi. Bu şairlerin mahlasları ve şiirlerinde kullandıkları takma adlar aracılığıyla, vefat eden kişilerin kitabelerini vezinli ve kafiyeli sözlerle oluşturdukları ve duygu dünyalarını ifade ettikleri görüldü. Edebi değer açısından bu eserlerin, klasik edebiyatın büyük şairlerinin eserlerinden farksız olduğu değerlendirmesi yapıldı.
NKÜ Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ökkeş Narinç de proje kapsamında Tekirdağ Asri Mezarlığı'nda yürütülen çalışmalara ağustos ayında başlandığını bildirdi. 17 kişilik bir ekiple kent genelinde araştırmaların devam ettiğini belirten Narinç, çalışmaların belirlenen takvim doğrultusunda sürdürüleceğini ve kentteki tarihi şahsiyetlerin gün yüzüne çıkarılmasının hedeflendiğini kaydetti. Narinç, Türkiye genelinde projenin hayata geçirilmesinin, tarihi hafızanın korunması ve gelecek nesillere aktarılması açısından büyük önem taşıdığını vurguladı.