Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) tarafından, Bayrampaşa Belediye Başkanı Hasan Mutlu'nun ve arkadaşlarının tutukluluğunun 300. gününde bir adalet yürüyüşü düzenlendi. Yürüyüş, Bayrampaşa Murat Mahallesi'nden KİPTAŞ Konutları'na kadar gerçekleştirildi.
Yürüyüşün ardından yapılan açıklamada, hukukun siyasetin gölgesinden kurtarılması gerektiği vurgulandı. Milletin iradesi üzerindeki baskıların sona ermesi gerektiği belirtilerek, 'Biz susmayacağız. Biz korkmayacağız. Biz boyun eğmeyeceğiz.' ifadeleri kullanıldı.
CHP Bayrampaşa İlçe Başkanı A.Ç. tarafından okunan açıklamada, Hasan Mutlu ve yol arkadaşlarının 300 gündür özgürlüklerinden mahrum bırakıldığı, ailelerinden ve görevlerinden uzak kaldığı ifade edildi. Açıklamada, 'BİZ YALNIZCA ADALET İSTİYORUZ' denilerek, geçen zamana rağmen hukukun temel ilkelerinin hiçe sayıldığı belirtildi. Ayrıcalık veya imtiyaz istenmediği, sadece adalet beklendiği vurgulandı. Bir suçlama varsa hukuk içinde yargılanmanın, bir iddia varsa mahkeme önünde tartışılmasının gerekliliği dile getirildi. Seçilmiş belediye başkanlarının ve yol arkadaşlarının aylarca özgürlüklerinden mahrum bırakılarak hukuku beklemeye mahkûm edilemeyeceği ifade edildi.
Yapılan açıklamada, yaşananların yalnızca CHP'ye yönelik olmadığı, milletin sandıkta ortaya koyduğu iradeye yönelik açık bir müdahale olduğu belirtildi. 31 Mart yerel seçimlerinde elde edilemeyen sonuçların yargı eliyle geri alınmaya çalışıldığı bir anlayışla karşı karşıya olunduğu ifade edildi. Belediye başkanlarının, yol arkadaşlarının ve bürokratların birer birer hedef alındığı, bunun sebebinin ise halkın değişim iradesinden, CHP'nin yeniden milletle buluşmasından ve Genel Başkan Özgür Özel ile Ekrem İmamoğlu'nun halk nezdindeki yerinden duyulan korku olduğu dile getirildi.
Açıklamada ayrıca, Cumhuriyet Halk Partisi'nin artık kaybetmeyi kabullenen değil, kazanacağına inanan, geleceği kuran ve milletin umudunu iktidara taşıyan bir parti olduğu vurgulandı. Bu yolun; değişimin, umudun, adaletin ve halkın iktidarının yolu olduğu belirtildi. Bu yürüyüşün yargı operasyonları veya siyasi mühendislik hesaplarıyla durdurulamayacağı ifade edildi. CHP'nin Türkiye'nin demokrasi mücadelesinin en köklü adresi olduğu ve bu mücadelenin büyük bir sorumlulukla sürdürüldüğü kaydedildi. Milletin iradesine, örgütün sesine ve demokrasinin temel ilkelerine yönelik her türlü müdahaleye karşı sessiz kalınmayacağı belirtildi.
Ülkenin demokrasiye, adalete ve değişime olan ihtiyacını karşılamak için yeni yollar açmaktan ve mücadele alanları oluşturmaktan çekinilmeyeceği, çünkü önceliğin makamlar değil, milletin iradesi olduğu vurgulandı. 14 ve 28 Mayıs seçimlerinde milletin değişim ve yenilenme istediği, CHP'nin iktidar yürüyüşünün önündeki engellerin kaldırılmasını istediği ifade edildi. Genel Başkan Özgür Özel liderliğindeki CHP'nin, bu değişim iradesinin sonucu olduğu ve yeni bir anlayışı temsil ettiği belirtildi.
Açıklamada, değişime direnen ve geçmişin alışkanlıklarına tutunanların, CHP'nin hiçbir kişinin, grubun veya makamın partisi olmadığı, milletin partisi olduğu gerçeğini bilmesi gerektiği ifade edildi. Partinin gerçek sahibinin örgüt, üyeler ve seçmen olduğu vurgulandı. Açılan yeni yolun kişisel hesapların değil, halkın iktidar umudunun yolu olduğu belirtildi. Bu yolun CHP'yi iktidara taşıyacak değişim yolu olduğu ifade edildi.
Partiyi mahkeme salonlarında tartıştırmak isteyenlere karşı, CHP'nin iradesinin ne mahkeme koridorlarında teslim alınabileceği ne de siyasi hesaplarla değiştirilebileceği açıklandı. Bu iradeye karşı konumlananların ve zayıflatacağını düşünenlerin tarih ve millet vicdanında mahkûm olacağı belirtildi. Konumun net olduğu, Genel Başkan Özgür Özel, İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik ve Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu'nun yanında olunduğu ifade edildi. Halkın iradesinin yanında olunduğu ve bu mücadeleden bir adım geri atılmayacağı vurgulandı. Bayrampaşa Belediyesi'nde yaşananların da ibretle takip edildiği ve emekçilerin işlerinden edildiği belirtildi.