Amerika Birleşik Devletleri'nin Alaska eyaletinde bulunan Rat Island'da, istilacı sıçan popülasyonunu ortadan kaldırmak amacıyla gerçekleştirilen helikopterli zehirli yem bırakma operasyonunun, hedeflenen kemirgenlerin yanı sıra yüzlerce kuşun ölümüne yol açtığı belirlendi. Fish and Wildlife Service, The Nature Conservancy ve Island Conservation kurumlarının ortaklığında Nisan 2008'de onaylanan ve Eylül 2008'de uygulanan projenin ardından yapılan saha incelemeleri bu durumu ortaya koydu.
Operasyonda, 18. yüzyılda bir Japon gemisinin batması sonucu adaya yerleşen ve yerli deniz kuşlarının yumurtaları ile yavrularını avlayarak ekosisteme zarar veren sıçanları temizlemek amacıyla helikopterler aracılığıyla 'brodifacoum' adlı antikoagülan (pıhtılaşma önleyici) zehir dağıtıldı. Operasyon öncesi çevresel değerlendirmelerde, kemirgenlerin yüzde 88'inin yuvalarında öleceği ve hedef dışı türlerin zehirden etkilenme riskinin düşük olacağı öngörülmüştü.
2009 ilkbaharında adada inceleme yapan takip ekipleri, 422 kuş ölüsü tespit etti. Ölen kuşlar arasında 320 Boz Kanatlı Martı, 46 Kel Kartal ve 56 diğer kuş türü yer aldı. Wisconsin, Madison'daki Uluslararası Yaban Hayatı Sağlığı Merkezi'nin laboratuvar analizleri, incelenen tüm karaciğer örneklerinde brodifacoum maddesinin bulunduğunu doğruladı. Fish and Wildlife Service Sözcüsü Bruce Woods, ölümlerin ana nedeninin antikoagülan zehir olduğunu teyit etti.
Araştırmacılara göre, kuş ölümlerinin iki ana nedeni bulunuyor: Martıların yere saçılan zehirli yemleri doğrudan tüketmesi ve fırsatçı leşçil olan kel kartalların, zehirli yem yemiş martı leşlerini yemesi. Ayrıca, zehir etkisiyle yön duygusunu kaybeden sıçanların gündüz açıkta dolaşması, gündüz avlanan kel kartallar için doğrudan hedef oluşturdu.
Alaska genelinde 50.000'den fazla kel kartal bulunması ve türün 2007'de koruma altındaki türler listesinden çıkarılması nedeniyle, yaşanan ölümlerin türün bölgesel varlığını tehlikeye atmadığı belirtildi. Rat Island operasyonu, dünya genelinde adalar üzerinde gerçekleştirilen kemirgen imha projelerinde emsal bir vaka olarak kaydedildi ve Kaliforniya'daki Farallon Adaları deraatizasyon projesinin ekolojik değerlendirme süreçlerinde referans olarak sunuldu.