Yargı Reformu kapsamında hazırlıkları devam eden 12. Yargı Paketi'nin taslak çalışmalarında sona gelindi. Taslakta, yargı süreçlerini hızlandırmaya yönelik düzenlemelerin yer alması öngörülüyor. Bu düzenlemelerle, yıllarca süren davaların önüne geçilmesi ve yargılamaların daha kısa sürede sonuçlandırılması hedefleniyor.
Taslak düzenlemeye göre, iki duruşma arasındaki süre kural olarak en fazla 3 ay ile sınırlandırılacak. Zorunlu ve istisnai durumlar haricinde mahkemeler, gerekçelerini açıkça belirtmek kaydıyla duruşmayı daha ileri bir tarihe erteleyebilecek. Bu adımın, davaların gereksiz yere uzamasını engellemesi ve yargılamaların daha etkin yürütülmesine katkı sağlaması amaçlanıyor.
Ayrıca, e-duruşma uygulamasının kapsamının genişletilmesi planlanıyor. Yapılacak düzenleme ile ön inceleme duruşmalarının da ses ve görüntü nakli yoluyla gerçekleştirilmesi mümkün olacak. Bu sayede taraf vekilleri, imza zorunluluğu bulunan işlemler dışında, ön inceleme duruşmaları dahil olmak üzere duruşmalara bulundukları yerden ses ve görüntü sistemi aracılığıyla katılabilecek. Düzenlemenin, hem zaman kaybını azaltması hem de yargı süreçlerinde verimliliği artırması bekleniyor.
Görev ve yetki uyuşmazlıklarına ilişkin de önemli bir değişiklik taslakta yer alıyor. Buna göre, bölge adliye mahkemelerinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği kararlar hariç olmak üzere, Yargıtay artık yalnızca görevsizlik veya yetkisizlik gerekçesiyle bozma kararı veremeyecek. Yeni sistemle birlikte görev ve yetki denetiminin istinaf aşamasında tamamlanması amaçlanıyor. Bu düzenleme sayesinde dosyaların, usule ilişkin gerekçelerle yıllar sonra yeniden ilk derece mahkemelerine gönderilmesinin önüne geçilmesi hedefleniyor.
Yetkililer, söz konusu değişikliklerin yargı süreçlerini hızlandıracağını, vatandaşların daha kısa sürede karar alabilmesine katkı sağlayacağını ve mahkemelerdeki iş yükünün azaltılmasına yardımcı olacağını belirtiyor.