İran ile Amerika Birleşik Devletleri arasında imzalanan mutabakat zaptı resmen yürürlüğe girdi. Yapılan anlaşma çerçevesinde, İran'a uygulanan bankacılık yaptırımlarının kademeli olarak kaldırılması ve finansal kolaylıkların sağlanması hedefleniyor. Bu adımın, İran ekonomisinde bir toparlanma süreci başlatması bekleniyor.
Wall Street Journal tarafından aktarılan bilgilere göre, ABD yönetimi savaşı sonlandırma amacı taşıyan bu mutabakat kapsamında, İran'ın petrol ve yakıt satışına derhal başlamasına onay verecek. Dünyanın en büyük ham petrol rezervlerinden birine sahip olan İran'ın, uygun koşulların sağlanmasıyla birlikte kısa sürede piyasaya yüksek miktarda petrol arz edebileceği öngörülüyor.
Küresel enerji piyasalarında dengelerin değişmesi beklenirken, Tahran'ın petrol sahalarına dönüş ihtimali Körfez ülkelerini de stratejik değerlendirmelere yöneltti. Bölge ülkeleri, küresel arz beklentilerini yeniden gözden geçirmeye başladı. Arap medyasının değerlendirmelerine göre, bu süreç OPEC Plus üyelerinin üretim ve fiyat politikaları üzerinde de belirleyici bir etkiye sahip olabilir.
Washington Enstitüsü'nde kıdemli araştırmacı olarak görev yapan Farzin Nadimi, sürecin siyasi boyutuna dikkat çekti. Nadimi, İran'ın petrol ihracatına yeniden izin verilmesinin, Washington'un en güçlü pazarlık kozlarından birini kaybetmesi anlamına gelebileceğini ifade etti. Uzmana göre Beyaz Saray, bu kararı Hürmüz Boğazı üzerindeki ticari akışın normale dönmesini sağlamak amacıyla almış olabilir.