Türk futbolunda yaşanan mevcut sorunlar, uzun süredir devam eden yapısal tartışmaların bir yansıması olarak değerlendiriliyor. Futbol camiasında derinlemesine bir kirlilikten bahsedilirken, sorumluluk üstlenme konusunda bir boşluk olduğu belirtiliyor. Merkez Hakem Kurulu'nun (MHK) işleyişi ve kararlarının eleştirildiği haberde, Ferhat Gündoğdu başkanlığındaki MHK'nin şeffaf olmayan bir yönetim sergilediği iddia ediliyor.
Yıllardır dile getirilen 'yapılaşma' iddialarının, geçmişte futbolda başarısız grafik çizen kulüp başkanları tarafından 'paranoyaklık' olarak nitelendirildiği hatırlatılıyor. Özellikle Fenerbahçe'nin eski başkanı Ali Koç'un bu konudaki açıklamalarının, zamanla gerçeklik kazandığı ifade ediliyor. Bu durumun sadece futbolla sınırlı kalmayıp, genel ülke dinamiklerine de ışık tuttuğu yorumu yapılıyor.
Önceki TFF Başkanı Mehmet Büyükekşi döneminde görev yapan Ferhat Gündoğdu ve ekibinin, İbrahim Hacıosmanoğlu döneminde de benzer çıkar çatışmaları içinde yer aldığı belirtiliyor. Türk futbolunun bir kanser gibi yayılan bu sistemden etkilendiği ve zihniyetin değişmediği sürece isimlerin değişse de sorunların süreceği endişesi dile getiriliyor. Hakemlere yönelik mobbing, notlarla oynama ve atamalara müdahale gibi suçlamaların, görevlerin kötüye kullanılması anlamına geldiği ve maç sonuçlarını doğrudan etkileyebileceği vurgulanıyor. Ferhat Gündoğdu'nun görev süresince oynanan tüm maçların lekelendiği ileri sürülüyor.
TFF içindeki yapılanmaya da değinilen haberde, MHK'ye yönelik adli müdahale sürecinde, TFF içindeki bazı çevrelerin bahis ve yönetici raporlarını ortaya atarak durumu bulandırmaya çalıştığı iddia ediliyor. Sorunun sadece TFF ve MHK ile sınırlı olmadığı, kupon oynayan vatandaşlar, şampiyonluklar, Avrupa kupalarına katılım, ligde kalma veya yükselme gibi hakları MHK'nin hakem direktifleri ile elinden alınan kulüplerin de mağdur olduğu belirtiliyor. Bu meselenin sadece MHK değişikliği ile çözülemeyeceği, içerideki yapılanmanın tüm unsurlarıyla temizlenmesi ve adil bir inceleme yapılmadıkça Türk futbolunun içinden çıkamadığı bataklığın kurutulamayacağı ifade ediliyor.