Trump yönetimi, İran ile varılan 14 maddelik anlaşmanın metnini kamuoyuna sundu. ABD tarafı, Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması ve küresel bir ekonomik çöküşün engellenmesi amacıyla yapılan bu anlaşmayı, Amerika Birleşik Devletleri için büyük bir kazanım olarak nitelendirdi.
Çarşamba günü yapılan açıklamalarda Donald Trump, İran'a yönelik saldırı tehditlerinden vazgeçerek, ülkenin sivil kullanım amaçlı uranyum zenginleştirme haklarını kabul ettiğini belirtti. Trump, Tahran'ı balistik füze programından vazgeçirmeye zorlamayacaklarını ve dondurulan milyarlarca dolarlık İran varlıklarının iade edileceğini ifade etti. Anlaşma metni, Hizbullah lideri Naim Qassem tarafından "büyük bir zafer" olarak tanımlanırken, İsrail ve Cumhuriyetçi Parti içindeki bazı kesimlerin tepkisini çekmesi bekleniyor.
Anlaşmanın detayları arasında, İran'ın 440 kilogramlık yüksek zenginleştirilmiş uranyum stokunun nükleer silah yapımını engellemek amacıyla seyreltilmesi (down-blending) süreci yer alıyor. Üst düzey yönetim yetkilileri, bu sürecin denetlenmesi ve uranyumun nükleer silah kullanımına uygun hale gelmesinin engellenmesi konusunda mutabık kalındığını bildirdi. Trump, piyasa koşullarının bu anlaşmayı desteklediğini ve alternatifin dünya çapında bir ekonomik buhran olacağını savundu.
Anlaşmanın imzalanma sürecine ilişkin olarak, resmi törenin Perşembe veya Cuma günü gerçekleşebileceği öngörülüyor. İran Cumhurbaşkanı Masoud Pezeshkian ile Donald Trump arasında gerçekleşmesi muhtemel bir görüşme, 1980'lerden bu yana iki ülke liderleri arasındaki en üst düzey temas olarak değerlendiriliyor. Anlaşma kapsamında İran'a yönelik deniz ablukasının kaldırılması, petrol ihracatına yönelik muafiyetler sağlanması ve 300 milyar dolarlık bir yeniden inşa fonunun oluşturulması gibi finansal teşvikler de yer alıyor.