Ticaret Bakanlığı, son dönemde artan şikayetler üzerine devre tatil ve devre mülk satışlarında dikkat edilmesi gereken hususlar hakkında önemli uyarılarda bulundu. Bakanlık, özellikle 'ücretsiz tatil' vaadi, agresif pazarlama yöntemleri ve vekâletname yoluyla yapılan işlemler nedeniyle tüketicilerin mağdur olabildiğini belirtti.
Devre tatil ve devre mülk sistemlerinin farklı bütçelere hitap etmesi, yılın dört mevsimi kullanılabilmesi ve cazip fiyat seçenekleri sunması nedeniyle yoğun ilgi gördüğü ifade edildi. Ancak, sektördeki bazı firmaların satışları artırmak amacıyla çeşitli pazarlama yöntemlerine başvurduğu kaydedildi.
Bakanlığa ulaşan başvurularda, geçmişte alınan devre mülklerin satışı için tüketicilerle iletişime geçildiği, ikna edilen vatandaşlardan vekâletname alındığı ve bu yolla farklı bağımsız bölümlerin devrinin yapıldığı yönünde şikayetler yer aldı. Ayrıca, ödeme iadesi veya tapu iptali talebiyle firmalara başvuran bazı tüketicilerin benzer yöntemlerle ikinci kez satış işlemlerine yönlendirildiği, senet imzalatıldığı ve ek ödemeler talep edilerek yeniden mağdur edildiği bildirildi.
Söz konusu faaliyetlere yönelik yürütülen incelemeler kapsamında, 2023 yılından bu yana 21 firma hakkında hazırlanan 25 soruşturma raporu Cumhuriyet Başsavcılıklarına gönderildi. 62 firma hakkında yapılan denetimler sonucunda toplam 352 milyon liranın üzerinde idari para cezası uygulandı. 3 firma hakkındaki denetim süreci ise devam ediyor.
TÜKETİCİLERE ÖNEMLİ HATIRLATMALAR
Bakanlık, tüketicilerin mağduriyet yaşamaması için sözleşme ve belgelerin dikkatle incelenmesi gerektiğini vurguladı. İmzalanan sözleşme, senet ve vekâletnamelerin içeriğinin, tüketicilere sunulan vaatlerle uyumlu olup olmadığının mutlaka kontrol edilmesi gerektiği ifade edildi. Özellikle 'ücretsiz tatil kazandınız' gibi vaatlerle yapılan davetlere karşı dikkatli olunması gerektiğine işaret edilen açıklamada, bu tür organizasyonların çoğu zaman tanıtım ve satış faaliyetleri amacı taşıdığına dikkat çekildi.
Devre tatil satışlarında tüketicilere, sözleşme imzalanmadan en az bir gün önce ön bilgilendirme formunun verilmesinin yasal zorunluluk olduğu hatırlatıldı. Ayrıca tüketicilerin sözleşme tarihinden itibaren 14 gün içerisinde herhangi bir gerekçe göstermeksizin ve cezai şart ödemeden cayma hakkına sahip olduğu belirtildi. Tapu devrini içeren sözleşmelerde cayma bildiriminin noter aracılığıyla yapılması gerektiği, yalnızca kullanım hakkı devrini kapsayan sözleşmelerde ise yazılı bildirimin yeterli olduğu kaydedildi.
CAYMA SÜRESİ DOLMADAN ÖDEME TALEP EDİLEMEZ
Bakanlık, 14 günlük cayma süresi sona ermeden tüketicilerden herhangi bir ad altında ödeme talep edilemeyeceğini, borçlandırıcı belge alınamayacağını ve ödeme tarihlerinin cayma süresi içinde olacak şekilde belirlenemeyeceğini vurguladı. Ayrıca tapu devri içermeyen ve yalnızca kullanım hakkı sağlayan devre tatil sözleşmelerinin en fazla 10 yıl süreyle kurulabileceği belirtildi. Tüketicilerin, kullanmayacakları dönemler için en az 90 gün önceden yazılı bildirimde bulunmaları halinde aidat, gider payı veya benzeri ücretlerin talep edilemeyeceği ifade edildi.
UYUŞMAZLIKLARDA BAŞVURU YOLLARI
Tüketicilerin mağduriyet yaşamaları halinde, 2026 yılı için değeri 186 bin liranın altında kalan uyuşmazlıklarda Tüketici Hakem Heyetlerine, bu tutarın üzerindeki uyuşmazlıklarda ise Tüketici Mahkemelerine başvurabilecekleri bildirildi. Tüketici mahkemelerinde dava açılmadan önce arabuluculuk sürecinin tamamlanmasının zorunlu olduğu belirtilirken, dolandırıcılık iddiaları gibi suç teşkil eden durumlarda Cumhuriyet Başsavcılıklarına başvurulması gerektiği hatırlatıldı. Ticaret Bakanlığı, vatandaşların hak kaybı yaşamamaları için devre tatil ve devre mülk satışlarında dikkatli hareket etmeleri ve sözleşme süreçlerini titizlikle incelemeleri çağrısında bulundu.