Birleşik Krallık'ın en büyük su şirketi olan Thames Water'ın alacaklıları, yeni hükümetin şirketi kamulaştırma girişimlerine karşı hukuki mücadele hazırlığına başladı. Pazartesi günü başbakanlık görevini devralacak olan Andy Burnham'ın, su ve enerji sektörlerinde kamu kontrolünü artırma yönündeki söylemleri, finansal kuruluşları harekete geçirdi.
Şirketin Finansal Durumu ve Borç Krizi
Yaklaşık 20 milyar sterlin tutarında borcu bulunan Thames Water, finansal darboğazla karşı karşıya kalmış durumda. Alacaklılar, borcun yaklaşık yarısının silinmesi ve şirkete yeni sermaye enjekte edilmesi karşılığında, gelecekteki kirlilik cezalarında esneklik sağlanması yönünde bir teklif sundu. Ancak bu öneri, tüketici haklarını ve çevresel standartları koruma gerekçesiyle hükümet tarafından daha önce reddedilmişti.
Hukuki Mücadele ve Kamu Maliyesi Üzerindeki Riskler
Kreditorlere yakın kaynaklar, tam kamulaştırma durumunda mevcut borçların tamamının ödenmesi için yasal yollara başvurulacağını belirtti. Bu durumun, hükümet üzerinde milyarlarca sterlinlik bir mali yük oluşturabileceği öngörülüyor. Şirket yönetimi, önümüzdeki yılın sonuna kadar 2 milyar sterlinlik bir nakit açığı oluşabileceği uyarısında bulundu.
Hükümet ve Muhalefetin Tutumu
Çevre, Gıda ve Köy İşleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, hükümetin her türlü olasılığa karşı hazırlıklı olduğu ifade edildi. Öte yandan, İşçi Partisi Deputy Leader Lucy Powell, suyun özelleştirilmesinin beklenen rekabeti ve yatırımı sağlamadığını dile getirdi. Şirketin "özel yönetim rejimi" (SAR) adı verilen geçici bir sürece alınması ihtimali de gündemdeki seçenekler arasında yer alıyor.