🇺🇸 USD 45,43₺ ▲0.21%
🇪🇺 EUR 53,37₺ ▲0.17%
🥇 ALTIN 6.864₺ ▼0.11%
BTC 3,63M₺ ▼1.41%
14 Mayıs 2026, Perşembe |
Gündem

Tarımsal Üretimin Temeli: Çiftçi Vurgusu

14 Mayıs 2026, 08:25 Editör
Paylaş:
Tarımsal Üretimin Temeli: Çiftçi Vurgusu

Gıda krizi endişeleri tarımsal üretimin önemini artırırken, uzmanlar çiftçinin bu üretimin merkezinde yer aldığını vurguluyor. Mevcut sistemin zorlukları ve kuşak krizi riski ele alınıyor. Çiftçiyi destekleyen politikalar ve kamucu yaklaşım öneriliyor.

Gıda krizi endişeleri, tarımsal üretimin stratejik önemini artırıyor. Bu üretimin merkezinde ise çiftçinin yer aldığı belirtiliyor. Muğla Planlama Ajansı (MUPA) Başkanı Tansu Özcan, tarımın gücünün toprağı işleyen insanlarda olduğunu vurguladı. Özcan, çiftçi var oldukça üretimin ve hayatın devam edeceğini ifade etti. Üreticinin güç kaybettiği bir tarım sisteminin sürdürülebilir olamayacağı uyarısında bulundu.

Özcan, çiftçiyi tarımın görünmeyen ama ayakta kalmasını sağlayan köklerine benzetti. İklim koşulları, kuraklık, artan maliyetler ve su baskısı gibi zorluklara rağmen üretmeye devam eden çiftçilerin büyük bir sorumluluk üstlendiğini belirtti. TÜİK'in 2025 verilerine göre tahıl üretiminde yüzde 12.3, meyve üretiminde yüzde 30.9 ve zeytin üretiminde yüzde 34.7'lik düşüşler yaşandığına dikkat çekildi. Özcan, çiftçiyi üretimin bir parçası olarak görmenin ötesinde, tarımın merkezine koymak gerektiğini söyledi. Üreticiyi destekleyen, suyu ve toprağı koruyan, teknolojiye erişimi artıran ve gençleri kırsalda tutan politikaların önem kazandığını belirtti. Çiftçiye sahip çıkmanın, ülkenin geleceğine sahip çıkmak anlamına geldiğini vurguladı.

Çukurova Üniversitesi Tarım Ekonomisi Bölümü Öğretim üyesi Dr. Burak Öztornacı, küresel gıda sistemlerinin dönüşüm geçirdiği bu dönemde, tarımın ulusal güvenlik ve toplumsal refahın omurgası olduğunu hatırlattı. Modern gıda rejiminin tarımı ticari bir faaliyet olarak kodlama eğiliminde olduğunu ancak gelinen noktada tarıma kamucu yaklaşımın bir zorunluluk haline geldiğini belirtti. Öztornacı, piyasa mekanizmalarının yetersiz kaldığını ve ekolojik dengeyi korumak adına kamusal müdahalenin merkezi rol oynaması gerektiğini söyledi. Gıda enflasyonunun en ağır bedelini, küresel tedarik zincirlerinde en zayıf halka olan çiftçilerin, özellikle küçük aile işletmelerinin ödediğini tespit etti.

Öztornacı, çiftçiliğin artan yaş ortalaması ve genç nüfusun tarımdan uzaklaşmasıyla ciddi bir kuşak kriziyle karşı karşıya olduğunu vurguladı. Çiftçinin üretimden vazgeçmesinin, yerel bilginin ve biyolojik çeşitliliğin de yok olması anlamına geldiğini ifade etti. Mevcut sistemin riskleri çiftçinin omuzlarına yükleyerek üreticiyi borç sarmalına ittiğini belirtti. Kamucu bir yaklaşımın, çiftçiyi ekosistemin koruyucusu ve gıda arzının garantörü olarak konumlandırması gerektiğini söyledi. Küçük üreticiyi korumak, kooperatifleşmeyi teşvik etmek ve girdi maliyetlerini sübvanse edecek devlet destekli üretim planlamasının zorunlu olduğunu ekledi. Devletin piyasayı düzenleyici rolünü aktif hale getirerek, çiftçinin emeğinin karşılığını hasat öncesinde öngörebildiği bir sistem inşa etmesinin elzem olduğunu belirtti. Bu adımın, gelecek nesillerin sağlıklı gıdaya erişim hakkını güvence altına alacağını sözlerine ekledi.

Yorumlar (0)

Henuz yorum yapilmamis. Ilk yorumu siz yapin!