Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, ABD Başkanı Donald Trump'ın Çin ziyaretinin ardından Pekin'e resmi bir ziyaret gerçekleştirdi. Putin ile Çin Devlet Başkanı Şi Cinping arasındaki kritik görüşmeler başladı. Zirvede ekonomi, enerji ve stratejik iş birliği gibi konuların ele alınması bekleniyor.
İki günlük ziyaret kapsamında dün gece Pekin'e ulaşan Putin, havalimanında Çin Dışişleri Bakanı Vang Yi tarafından karşılandı. Tiananmen Meydanı'nda Rus lider için resmi bir tören düzenlendi. Ardından Şi Cinping ile baş başa ve heyetler arası görüşmelere geçildi.
Putin'in ziyareti, ABD Başkanı Donald Trump'ın 13-15 Mayıs tarihlerindeki Çin temaslarının hemen sonrasına denk geldi. Trump'ın programında tarihi mekan ziyaretleri ve özel buluşmalar yer alırken, Putin'in programının daha çok resmi temaslar ve stratejik görüşmelere odaklandığı gözlemlendi.
Ziyarette ekonomi, enerji ve stratejik iş birliği başlıklarının öne çıkması beklenirken, yaklaşık 40 iş birliği belgesinin imzalanacağı öngörülüyor. Ukrayna savaşı sonrası Batı yaptırımlarıyla karşı karşıya kalan Rusya ile ABD ve müttefikleriyle gerilim yaşayan Çin'in son yıllarda ilişkilerini daha da güçlendirdiği değerlendirmeleri yapılıyor.
İki ülke arasındaki ticaret hacmi son iki yılda 240 milyar doları aşarken, Rusya'nın ihraç ettiği petrol ve doğal gazın yaklaşık yarısını Çin'in satın aldığı belirtildi. İran'daki olası bir savaşın Hürmüz Boğazı'ndaki enerji akışını etkileyebileceği endişesi, Çin açısından Rusya'yı daha kritik bir enerji ortağı konumuna getirdi.
Bu ziyaret, Putin'in iktidarı döneminde Çin'e gerçekleştirdiği 25. ziyaret olma özelliğini taşıyor. Putin, ziyaret öncesinde yaptığı açıklamada, Rusya-Çin ilişkilerinin "eşi benzeri görülmemiş bir seviyeye ulaştığını" ifade ederek, iki ülkenin barış ve refah için çalıştığını vurguladı. Çin ve Rusya arasındaki ilişkiler, "yeni dönemde kapsamlı stratejik koordinasyon ortaklığı" olarak tanımlanıyor. İki ülke, Şanghay İşbirliği Örgütü ve BRICS gibi uluslararası platformlarda da yakın iş birliğini sürdürüyor.