Gaziantep'te 30 Mayıs 2026 tarihinde yaşanan olayda, öksürük şikayetiyle bir sağlık kabinine başvuran S.S.'in, yapılan iğne sonrası fenalaşarak hayatını kaybetmesiyle ilgili soruşturmada yeni detaylar ortaya çıktı. Sever'in eşi M.S., eşinin sadece öksürük şikayetiyle sağlık kabinine gittiğini ve orada art arda üç iğne yapıldığını belirtti. Olay yerine gittiğinde eşinin yerde yattığını ve şişmiş olduğunu gördüğünü ifade eden M.S., Adli Tıp Kurumu raporunun da ölümle iğne arasındaki bağlantıyı doğruladığını ileri sürdü.
M.S., eşinin başka hiçbir rahatsızlığı olmadığını vurgulayarak, ihmali olanların cezalandırılmasını talep etti. Olay günü annesiyle birlikte sağlık kabinine giden A.S. ise ambulansın yarım saat gecikmeyle çağrıldığını ve annesinin baygın haldeyken kendisine oksijen tüpü verildiğini söyledi. Annesinin kendine gelmemesi üzerine ambulansın çağrıldığını ve hastaneye kaldırıldığını aktardı.
Davanın ilk duruşmasında savunma yapan sanık A.E., ebelik lisans mezunu olduğunu ve iş ararken sanık Ö.A. tarafından işe alındığını belirtti. Olay günü S.S.'in annesinin cenazesinin olduğunu ve kendisini iyi hissetmediğini söylediğini aktaran A.E., daha önce de sağlık kabinine gelen Sever'e Avil ve Dekort ilaçlarını karıştırarak iğne yaptığını, ardından fenalaşması üzerine alerji durumunda uygulanan Prednol adlı kortizonlu iğneyi yaptığını anlattı. Ambulansı aradığını ve nabzı düştüğü için ambulans gelene kadar adrenalin uyguladığını, kalp masajına devam ettiğini kaydetti.
A.E., olay sonrasında Ö.A. tarafından işletmenin ruhsatsız olduğu ve kendisini de yakacağı yönünde telkin aldığını, bu nedenle korkarak yalan ifade verdiğini ancak mahkemedeki beyanının doğru olduğunu savundu. Mahkeme heyeti, Özel Yaşam Hastanesi'nden ilgili ilaç kayıtlarının temin edilmesini ve dosyanın Adli Tıp Kurumu'na gönderilerek kusur durumu ile ölüm arasındaki illiyet bağının incelenmesini kararlaştırdı. Sanık Ö.A.'ın tutukluluk halinin devamına, sanık A.E.'nin ise tutuklanmasına hükmedildi. Duruşma, eksikliklerin giderilmesi için ertelendi.