🇺🇸 USD 48,46₺ ▲0.04%
🇪🇺 EUR 56,33₺ ▲0.13%
🥇 ALTIN 6.854₺ ▼0.76%
₿ BTC 3,80M₺ ▼1.41%
08 Eylül 2026, Salı
Gündem

Öğretmen Hakkında 'İmam Hatibe Uygun Değil' İddiasıyla CİMER'e Şikayet

İstanbul'da bir imam hatip lisesinde görevli öğretmen hakkında, 'imam hatip ruhuna uygun olmadığı' iddiasıyla CİMER'e şikayet yapıldı. Eğitim-İş Genel Başkanı Kadem Özbay, bu durumun öğretmenler üzerindeki baskıyı artırdığını belirtti.

İmza: Manşet Noktası Gündem Servisi Yayın: 👁 1,358
Öğretmen Hakkında 'İmam Hatibe Uygun Değil' İddiasıyla CİMER'e Şikayet

Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi (CİMER), toplum üzerindeki denetim ve baskı mekanizmalarından biri olarak öne çıkmaktadır. Eğitim alanında da bu durumun etkileri görülmektedir.

İstanbul'da bir kız imam hatip lisesinde görevli bir öğretmen hakkında, CİMER'e 'imam hatip ruhuna uygun olmadığı' iddiasıyla bir şikayet dilekçesi verildiği öğrenildi. Dilekçede, 'çaresine bakılmazsa kendilerinin gereğini yapacağı' şeklinde bir tehdit ifadesinin yer aldığı belirtildi.

Eğitim-İş Genel Başkanı Kadem Özbay, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, eğitim emekçilerine yönelik CİMER üzerinden yapılan başvuruların sıklıkla soruşturma baskısına dönüştüğünü ifade etti. Özbay, bu durumun öğretmenleri zan altında bırakan, baskılayan ve hedef haline getiren bir iklim yarattığını vurguladı. Özbay, şunları kaydetti: "Bugün öğretmenin bilgisi, birikimi, uzmanlığı ve mesleki itibarı değil; siyasi iktidar ve onun ideolojik uzantıları açısından ne kadar ‘makbul’ olduğu tartışılmaktadır. Öğretmene yönelik açık tehdit içeren ifadeler ortadayken bile hedefe konulan yine öğretmenin kendisi olmaktadır."

Özbay, CİMER'den gelen başvuruların süzgeçten geçirilmeden soruşturmaya dönüştürülebildiğini belirterek, "'Ya siz gereğini yapın ya da biz yapacağız' şeklindeki açık tehdit içeren ifadelerin bulunduğu bir başvuruda dahi sorgulanan tehdit dili değil, öğretmenin kendisi olmaktadır. Asıl tehlikeli olan da budur. Eğitim ortamları; hukukun, pedagojinin ve bilimsel eğitimin değil, korku ikliminin, baskının ve hedef göstermenin alanına dönüştürülmektedir" dedi.

Öğretmenin Atatürk'ü, Cumhuriyet'i, laikliği ve Cumhuriyet devrimlerini anlatması nedeniyle şikayet edildiği iddialarına değinen Özbay, bu durumun Cumhuriyet'in temel değerleriyle hesaplaşma girişimi olduğunu söyledi. Özbay, "Türkiye Cumhuriyeti’nin bir okulunda, Cumhuriyetin kurucusunu ve Cumhuriyet değerlerini anlatmayı dahi ‘sakıncalı’ göstermeye çalışan bu anlayışın nasıl büyütüldüğünü, kimler tarafından cesaretlendirildiğini artık herkesin sorgulaması gerekmektedir" ifadelerini kullandı.

Eğitim politikalarının uzun süredir bilimi ve pedagojiyi değil, sadakati ve ideolojik uyumu esas alan bir zihniyetle yönetildiğini belirten Özbay, bu durumun öğretmenin mesleki itibarını sistemli biçimde aşındırdığını ifade etti. Özbay, "Devletin okulları arasında bilinçli biçimde ayrım yaratılmış, bazı okul türlerine ayrı kaynaklar, ayrı propaganda ve ayrı siyasal anlamlar yüklenmiştir. Sonunda da bazı çevreler kendisini okulun sahibi, öğretmeni ise ideolojik denetime tabi tutulacak kişi gibi görmeye başlamıştır" şeklinde konuştu.

Özbay, öğretmeni sürekli şikayet tehdidi altında çalıştıran bu düzenin eğitim sistemini çürüttüğünü ve öğretmenlerin sınıfta huzurla ders anlatamadığını sözlerine ekledi.

İlgili Haberler

📊 Döviz Kurları
🇺🇸 USD
48,4569₺ ▲0.04%
🇪🇺 EUR
56,3339₺ ▲0.13%
🇬🇧 GBP
65,6719₺ ▲0.15%

Hava Durumu

🌤
25.3°C
Çoğunlukla açık
Hissedilen
23.5°
Min/Max
19°/25°
Nem
47%

♈ Günün Burçları

08 Eylül 2026