Ödüllü nöro-dilbilimci Derya Şahin, yabancı dil öğrenme süreçlerine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Şahin, dil öğreniminde ezberci yöntemlerin yerine beynin doğal işleyişine odaklanılması gerektiğini belirtti.
Yabancı dil öğreniminde yaşanan zorlukların temel nedeninin, beynin çalışma biçimiyle uyumsuz öğrenme alışkanlıkları olduğunu vurgulayan Şahin, 'Sorun kaç kelime bildiğimiz değil, beynimizin dili nasıl işlediğidir' dedi. Binlerce kelime ezberlenmesine ve gramer çalışılmasına rağmen konuşmada yaşanan zorlanmaların, beynin dili ana dil üzerinden sürekli çevirmesinden kaynaklandığını ifade etti.
Şahin, beynin hedef dili doğrudan anlamla ilişkilendirebildiği durumlarda dil edinim sürecinin daha doğal ilerleyebileceğini söyledi. Bu nedenle kelimelerin sadece sözlük anlamlarıyla değil, gerçek yaşam deneyimleri, görseller, jestler, mimikler, hikayeler ve bağlam içinde öğrenilmesinin önemine dikkat çekti. 'Akıcılığı bilgi miktarı değil, beynin o bilgiyi nasıl işlediği belirliyor' diyen Şahin, çok sayıda kelime bilmenin tek başına yeterli olmadığını, bilginin gerçek zamanlı işlenmesinin akıcılığı sağladığını belirtti.
Özellikle 'Silent Period' (Sessiz Dönem) kavramına değinen nöro-dilbilimci, anlamaya başlanılan ancak henüz konuşulamayan bir dilin öğrenilmediği anlamına gelmediğini vurguladı. Bu dönemin, beynin yoğun bir içsel yapılanma süreci olduğunu ve yetişkinlerdeki bu mekanizmanın yanlış yorumlanabildiğini ifade etti. Ayrıca, başlangıç seviyesinde yoğun konuşma baskısının, hata yapma korkusunu ve iletişim kaygısını artırabileceğini, bunun da yanlış konuşma alışkanlıklarının yerleşmesine neden olabileceğini sözlerine ekledi.
Şahin, dilin ezberlenecek bir ders değil, beynin doğal bir yeteneği olduğunu belirterek, 'Amaç ezber yapmak değil, beynin doğal edinim mekanizmalarını destekleyen ortamı oluşturmaktır' şeklinde konuştu. Dil öğreniminde doğru koşullar oluştuğunda beynin anlam örüntülerini kendiliğinden organize etmeye başladığını ifade etti.