ABD merkezli Orta Doğu Enstitüsü (MEI) Kıdemli Uzmanı ve Suriye Girişimi Direktörü Charles Lister, Suriye'nin Lübnan'daki Hizbullah operasyonlarına dahil olmasının Şam yönetimi için bir tuzak teşkil edebileceği uyarısında bulundu. Lister, böyle bir hamlenin Hizbullah'ın silahlı varlığını sürdürmesi için yeni bir gerekçe oluşturabileceğini belirtti.
Suriye'nin Yeni Dış Politika Anlayışı ve Müdahale Riski
MEI tarafından düzenlenen çevrim içi panelde, Suriye'deki güncel durum ve Şam'daki bombalı saldırılar değerlendirildi. Oturumda konuşan Lister, ABD Başkanı Donald Trump tarafından gündeme getirilen askeri müdahale ihtimalinin, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara liderliğindeki yeni yönetimin dış politika stratejileriyle çelişeceğini ifade etti. Suriye'nin Lübnan'a askeri müdahale yapması fikrinin Şam'da kabul görmediği vurgulandı.
Hizbullah'ın Silahlı Varlığı ve Güvenlik Tehditleri
Lister, Lübnan'da oluşabilecek bir askeri çatışma ortamının Hizbullah'ın elini güçlendirebileceğini dile getirdi. Örgütün, silahlarını bırakmamak adına dış tehdit anlatısını bir argüman olarak kullanabileceği kaydedildi. Ayrıca, son dönemde Şam'da gerçekleşen bazı bombalı saldırıların Hizbullah bağlantılı olabileceğine dair bulgulara dikkat çekildi. Patlamaların Suriye'nin geçiş sürecine olan uluslararası güveni sarsmayı amaçladığı belirtildi.
Ekonomik İşbirliği ve Diplomatik Çözüm Önerileri
MEI Diplomasi Uzmanı ve eski ABD'li Büyükelçi David Hale ise Suriye-Lübnan ilişkilerinin askeri yöntemler yerine ekonomik işbirliği ve diplomatik temaslar üzerinden yürütülmesi gerektiğini savundu. Enerji altyapısı ve ticaret yollarının iki ülke arasındaki güveni artırabileceği ifade edildi. Sınır güvenliği, istihbarat paylaşımı ve bölgesel enerji projelerinin öncelikli olması gerektiği vurgulandı.