Bursa'da oto yedek malzemesi satıcısı M.E.'nin otomobilinde boğazı kesilerek öldürülmesine ilişkin davada yeni detaylar ortaya çıktı. Olay, 6 Temmuz 2023'te Osmangazi ilçesi Kent Meydanı otoparkının yanında meydana gelmişti.
M.E., kullandığı 16 KM 015 plakalı otomobilde, muhasebecisi H.K.O.'un saldırısına uğradı. Arka koltukta oturan Oğuz, boğazını kesip sırtından 2 kez bıçakladığı Ekşi'nin ölümüne neden oldu. Araçtaki çek, senet ve ziynet eşyalarını alan Oğuz, Mudanya'daki sevgilisinin evine gitti. Daha sonra oto tamircisi arkadaşı S.Ş.'nin yanına gidip, çek, senet ve eşyalarını bırakan Oğuz, cinayetten 1 gün sonra polise teslim oldu ve tutuklandı.
Hakkında 'Kasten öldürme' suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle dava açılan H.K.O., suçunu itiraf ederek pişman olduğunu belirtti. Olay günü patronuyla Kent Meydanı'na geldiklerini anlatan Oğuz, yolculuk sırasında Ekşi'nin tahsilat sıkıntısı yaşadığı çekleri çıkardığını ve sinirli bir şekilde bağırdığını söyledi. Otomobilden indikten sonra tekrar bindiğinde, Ekşi'nin kendisine silah doğrultarak tehdit ettiğini iddia eden Oğuz, araçta bulunan bıçağı alarak Ekşi'ye sapladığını belirtti. Boğazından kan geldiğini görünce bıçağın boynuna isabet ettiğini fark ettiğini söyleyen Oğuz, panik halinde çek, senet, ziynet eşyaları ve cep telefonunu aldığını ifade etti.
Olay yerinden ayrıldıktan sonra taksiyle önce sevgilisinin evine gidip kanlı kıyafetlerini değiştirdiğini, ardından bir arkadaşının iş yerine giderek çek, senet ve altınları teslim ettiğini anlatan Oğuz, sonrasında polise teslim olduğunu dile getirdi.
38 Milyon Liralık Çek Kayıp
M.E.'nin eşi M.E., sadece 5 milyon lira değerinde 15 senet ile ziynet eşyasını geri alabildiğini, 38 milyon liralık 90 çekin ise hala kayıp olduğunu belirtti. Bu durum üzerine suç vasfı değişti. Kayıp çekler ile ilgili iddialar, deliller ve tanık ifadeleri sonrası Oğuz, 'Silahla nitelikli yağma' ve 'Nitelikli kasten öldürme' ile suçlandı. Savcı, sanığın 'Nitelikli kasten öldürme' suçundan ağırlaştırılmış müebbet, 'Silahla nitelikli yağma' suçundan ise 10 yıldan 15 yıla kadar hapisle cezalandırılmasını talep etti.
'Sanık ve Yakınlarının Haksız Zenginleşme Kaynağı Olmuştur'
Bursa 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmada M.E.'nin avukatı F.Ş.S., sanık babasının, oğlunun işlediği cinayetten elde edilen çekleri 'istihbarat' adı altında bankalarda sorgulatmasının, suçun işlenişinden veya sonuçlarından haberdar olduğunu gösterdiğini belirtti. Sarıbal, sanığın babasının, oğlunun maktulü öldürdüğü gün ve saatlerde maktulün çekini elinde bulundurması ve bunu üçüncü kişiler aracılığıyla bankaya sordurmasının, suça iştirak veya delilleri yok etme/gizleme suçlarının ötesinde, yağma suçunun tamamlanmasına yönelik bir organizasyonun varlığına delalet ettiğini ifade etti.
Sanık H.K.O.'un maktulü katlettikten sonra yüklü miktardaki nakit, altın ve çekleri gasbetmesinin, sadece maktulün ailesini yıkıma uğratmakla kalmayıp, aynı zamanda sanık ve yakın çevresi için haksız bir zenginleşme kaynağına dönüştüğünü vurgulayan Sarıbal, sanığın ailesinin ve sevgilisi B.B.'nin olaydan sonraki süreçte meşru gelir kaynaklarıyla açıklanamayacak düzeyde bir mali refaha ulaştıklarını, lüks araçlar satın aldıklarını ve yeni iş yerleri açtıklarını ortaya koydu.
'Karşımızda Acımasız Bir İnfaz Organizasyonu Bulunmaktadır'
Avukat Sarıbal, sanığın maktulü öldürerek elde ettiği 'kanlı servet'in yakınları tarafından sistemli bir şekilde aklanmaya çalışıldığını söyledi. Sanığın sevgilisi B.B.'nin, sanığın yönlendirmesiyle sahte araç alım-satım mesajları oluşturmasının, suçun işleniş sürecindeki soğukkanlı planlamanın bir parçası olduğunu belirtti. Mahkemede bulunan, sanığın el yazısı olduğu iddia edilen ödeme talimatının da B.B. tarafından M.E.'ye teslim edildiğini hatırlatan Sarıbal, sanığın eyleminin, maktulün yaşam hakkını elinden alarak malvarlığını gasbetme üzerine kurulu, planlı ve organize bir suç şebekesi görüntüsü verdiğini ifade etti.