Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığına bağlı Denizcilik Genel Müdürlüğü, Rusya'dan Türkiye'ye seyreden Türk sahipli ve Kamerun bayraklı bir geminin saldırıya uğradığı bilgisini paylaştı. Nadezhda isimli Ro-Ro gemisinin iki gün önce Novorossiysk Limanı'ndan Samsun'a doğru yola çıktığı ve limanın 20 deniz mili uzağında insansız hava araçları tarafından hedef alındığı belirtildi.
Gemide 13'ü Türk vatandaşı olmak üzere toplam 22 mürettebat bulunuyordu. Saldırının ardından mürettebat, Rusya'ya ait deniz unsurları tarafından Novorossiysk Limanı'na tahliye edildi. İlk açıklamalarda 3 personelin durumunun ağır olabileceği ifade edilmişti.
Denizcilik Genel Müdürlüğü'nden dün yapılan açıklamada ise 11 personelin Rusya'daki hastanelerde tedavilerinin sürdüğü, diğer mürettebatın ise bir otele yerleştirildiği ve sağlık durumlarının iyi olduğu bildirildi. Bağımsız kaynaklara göre, Nadezhda gemisi sebze taşımaktaydı. Ayrıca, Nadezhda ile konvoy halinde ilerleyen Yaşar isimli bir başka geminin de saldırıya uğradığı bilgisi paylaşıldı.
Dışişleri Bakanlığı, olayla ilgili yaptığı açıklamada, "Yaşar ve Nadezhda isimli Türk sahipli sivil gemilerin 3 Ağustos akşamı Novorossisk Limanı’ndan ayrıldıktan sonra insansız hava araçlarıyla saldırıya uğradığı ve aralarında vatandaşlarımızın da bulunduğu bir grup personelin yaralandığı öğrenilmiştir. Vatandaşlarımızın can güvenliği birinci önceliğimiz olup durumları yakından takip edilmektedir. Rusya ile Ukrayna arasındaki savaşın, tüm uyarılarımıza rağmen sivil gemileri de etkileyen şekilde Karadeniz’de giderek yayılmasından ciddi endişe duyulmaktadır. Önleyici tedbirler alınmadığı takdirde Karadeniz’deki tırmanmanın gıda güvenliği dahil çok boyutlu menfi yansımaları olacaktır. Bu itibarla, savaşan taraflar başta olmak üzere, ilgili tüm aktörlere Karadeniz’de seyrüsefer emniyetinin sağlanması için somut tedbirlerin ivedilikle hayata geçirilmesi yönündeki çağrımızı yineliyoruz" ifadelerini kullandı.
Son dönemde Rusya-Ukrayna savaşının yoğunlaşmasıyla Karadeniz'deki ticari gemilere yönelik saldırılar arttı. İki ülke, 2023 yılında tahıl koridoru anlaşmasının sona ermesinin ardından birbirlerinin limanlarına seyreden gemileri "meşru hedef" olarak tanımlamıştı. Türk bayraklı veya Türk sahipli gemiler de bu durumdan etkileniyor. 22 Temmuz'da, Rusya'nın Taman Limanı'ndan ayrılan Mv Reyhan Sarı adlı Türk bayraklı gemi saldırıya uğramış, olayda 54 yaşındaki denizci S.Ç. hayatını kaybetmişti.
Savunma ve dış politika analisti Suat Delgen, saldırıların nedenlerine ilişkin yaptığı değerlendirmede, "Son dönemde Ukraynalıların saldırılarına bakıldığı zaman, Kırım bölgesinin izolasyonuna yönelik bir askeri strateji uygulandığı görülüyor. Petrol rafinerilerini vurdular, dizel-benzin akışı azaldı. Göçü Kırım’ın dışına, Rusya’nın içine yönlendirecek hamleler yapıyorlar. Ukraynalılar Rusları vurdukça Ruslar da Ukrayna'nın tahıl ticaretini baltalayacak. Bu olaylar büyüyecek, çünkü Ukrayna şu anda bir momentum yakalamış durumda" dedi.
Delgen, Dışişleri Bakanlığının bu tür olaylarda genellikle itidal çağrısı yapmasına karşın, "Bir gemi vurulduktan sonra itidale davet etmek, bir başka geminin vurulmasını engellemiyor. Ancak burada anlaşılan, can kayıpları ‘ihmal edilebilecek’ seviyede görülüyor. Türkiye, Rusya ve Ukrayna arasında belirgin bir pozisyon almıyor. Görmezden geliyor" yorumunu yaptı. Türkiye'nin imkanlarına da değinen Delgen, "Türk savunma sanayisinin gelişmişliğini sürekli konuşuyoruz, keşif-gözetleme imkân kabiliyetlerimizden bahsediyoruz. Türkiye'nin MİLGEM sınıfı TCG UFUK istihbarat gemisi var. Mesela, şu anda bu gemi Karadeniz’de mi? Ayrıca, 48 saat keşif-gözetleme yapabilen, üzerinde faydalı yük olarak elektro-optik kamera ve sentetik açıklıklı radar taşıyabilen ANKA, Aksungur SİHA'ları var. Bu imkânlarla Türk Deniz Kuvvetleri, Karadeniz'i 24 saat takip etmek durumunda. Risk değerlendirmesi yapmak durumunda" ifadelerini kullandı. Delgen ayrıca, Çin ve Avrupa Birliği'nin yeni savaş teknolojilerini gözlemlemek amacıyla savaş alanlarında temsilci bulundurduğunu, Türkiye'nin de bu yönde bir politika izlemesi gerektiğini belirtti.