Ağrı'da faaliyet gösteren özel bir klinikte görevli bir kadın hastalıkları ve doğum uzmanının, sosyal medya üzerinden yaptığı "kadın sünneti" içerikli paylaşım, kamuoyunda ve meslek örgütlerinde büyük tepki topladı. Söz konusu hekimin, bu işlemi "konfor ve özgüven sağladığı" iddiasıyla tanıtması üzerine, ilgili tabip odası tarafından disiplin soruşturması başlatıldı. Hekim hakkında idari ve hukuki süreçlerin de devam ettiği bildirildi.
Hak İhlali ve Tıbbi Etik Tartışmaları
Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu Genel Temsilcisi Dr. Gülsüm Kav, işlemin niteliğinin netleştirilmesi gerektiğini ifade etti. Kav, kadın sünnetinin dünya genelinde ağır sonuçları olan bir kadın hakları ihlali olduğunu vurguladı. Paylaşımda kullanılan dilin, kadın genital sakatlama uygulamalarını meşrulaştırma riski taşıdığına dikkat çekildi.
Genital estetik uygulamalarının tıp etiği açısından tartışmalı bir alan olduğuna değinen Dr. Gülsüm Kav, hekimlerin ticari çıkarları hastanın yararının önüne koymaması gerektiğini belirtti. Hekimlerin temel görevinin tıbbi gerekliliği değerlendirmek ve hastayı doğru bilgilendirmek olduğu hatırlatıldı. Ayrıca, estetik sektörünün yarattığı güzellik algısının sağlıklı bedenleri bir eksiklik gibi sunabildiği uyarısında bulunuldu.
Dünya Sağlık Örgütü ve Tıbbi Riskler
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından "kadın genital mutilasyonu" olarak tanımlanan bu uygulama, tıbbi bir gereklilik taşımayan ve beden bütünlüğünü ihlal eden bir eylem olarak kabul edilmektedir. Uzmanlar; ciddi kanamalar, enfeksiyonlar, kronik ağrılar, doğum komplikasyonları ve cinsel işlev bozuklukları gibi ağır sağlık sorunlarının bu işlemle tetiklenebileceğini belirtmektedir.
Bilimsel veriler de risklerin boyutunu ortaya koymaktadır. Scientific Reports dergisinde yayımlanan 2023 tarihli bir çalışmaya göre, kadın sünneti uygulamaları her yıl yaklaşık 44 bin kız çocuğu ölümüyle ilişkilendirilmektedir. Türkiye'de de bu tür bir uygulamanın yasal veya tıbbi bir dayanağı bulunmamaktadır.