Ege Bölgesi'nin ve İzmir'in köklü el yapımı deri işçiliği geleneği, fabrikasyon üretime karşı direnmeye devam ediyor. Deri ustası Mehdi Vudine, unutulmaya yüz tutan zanaatını yaşatmak ve geleceğe taşımak amacıyla atölyesinde çalışmalarını sürdürüyor.
Tarih boyunca önemli bir saraciye ve deri işleme merkezi olan İzmir'de, geleneksel el işçiliği, gelişen teknolojiye ve seri üretime karşı varlığını sürdürme mücadelesi veriyor. Çocukluk yıllarından bu yana zanaatın içinde olan deri ustası Mehdi Vudine, mesleğin geçmişini, günümüzdeki durumunu ve karşılaşılan zorlukları değerlendirdi.
İlkokul yıllarında akrabasının yanında Bodrum sandaletleri üreterek deri işçiliğiyle tanıştığını belirten Vudine, üniversite eğitimi sırasında bile deri sevdasına ara vermediğini ifade etti. Okulu bırakarak İzmir'de kendi atölyesini kurduğunu aktaran Vudine, geçmişte malzeme tedarikinin zor olduğunu ancak imkansızlıklara rağmen bugüne geldiklerini söyledi. İzmir'in eskiden köklü bir saraciye kültürüne sahip olduğunu vurgulayan Vudine, ticaret merkezinin İstanbul'a kayması ve makineleşmenin artmasıyla el işi atölyelerinin seri üretim fiyatlarıyla rekabet etmekte zorlandığını kaydetti.
Piyasada sentetik ve plastik türevi malzemelerin 'suni deri' adıyla satılmasına karşı tüketicileri uyaran Vudine, hakiki derinin doğal yapısına dikkat çekti. Hakiki derinin canlı bir malzeme olduğunu, içindeki yağ dengesini koruyarak nefes aldığını ve insan sağlığına zarar vermediğini belirten Vudine, bakım kremleriyle desteklenen el yapımı bir ürünün yıllarca formunu koruyabildiğini ifade etti. Petrol türevi malzemelerin doğada uzun yıllar kaybolmadığını hatırlatan usta, hakiki derinin zamanla toprağa karışarak gübreleştiğini sözlerine ekledi.
Zanaat kültüründe usta-çırak ilişkisinin kaybolmaya yüz tuttuğunu dile getiren Vudine, gençlerin sabır gerektiren işler yerine daha kolay kazanç sağlayan yollara yöneldiğini belirtti. Mesleği yaşatmak adına çocuklarına öğrettiğini aktaran Vudine, büyük oğlunun kalfalık seviyesine ulaştığını, küçük oğlunun ise bir yıldır çırak olarak çalıştığını bildirdi. Zanaatkar Vudine, devletten karşılıksız destek beklemediklerini vurgulayarak, el sanatları buluşmalarının artırılmasını, yurt dışı fuarlarında yer almayı ve tüketicilerin seri üretim yerine el emeği ürünleri tercih etmesini beklediklerini ifade etti.