İtalya Deniz Kuvvetleri Komutanı Koramiral Berutti Bergotto, parlamento oturumunda yaptığı açıklamada, amiral gemisi ITS Cavour'da Türk yapımı Bayraktar TB3 SİHA'larının kullanılacağını duyurdu. Bu karar, İtalya'nın savunma doktrinini güncelleyerek Türkiye ile savunma sanayisi alanındaki işbirliğini derinleştirdiğini gösteriyor.
İtalya, Akdeniz ve Kızıldeniz'deki asimetrik tehditler, korsanlık faaliyetleri ve düşük maliyetli kamikaze drone saldırılarına karşı yeni çözümler arayışındaydı. Mevcut F-35B savaş uçaklarının yüksek operasyonel maliyetleri ve parça tedarikindeki zorluklar, İtalyan donanmasını insansız hava araçlarına (İHA) yönlendirdi. Türkiye'nin TCG Anadolu gemisiyle başarılı bir şekilde uyguladığı silahlı insansız hava aracı (SİHA) gemisi konsepti, Roma yönetimi için cazip bir alternatif sundu.
Bayraktar TB3, NATO kapsamında gerçekleştirilen Steadfast Dart 26 tatbikatında küresel ölçekte etkinliğini kanıtladı. Yerli TEI PD-170 motoruyla kısa ve dik güvertelerden havalanabilen drone, hedefleri yüksek hassasiyetle vurma kabiliyetiyle İtalyan askeri uzmanların dikkatini çekti. Katlanabilir kanat yapısı ve MAM-L, MAM-T, MAM-C, CİRİT gibi mühimmat taşıma kapasitesi, İtalya'nın yeni amfibi hücum gemisi ITS Trieste için de uygun bir seçenek olarak değerlendirildi.
Bu stratejik tercih, Başbakan Giorgia Meloni'nin savunma vizyonuyla da örtüşüyor. İtalya, Avrupa Birliği'nin projelerindeki gecikmeler yerine, hızlı teslimat ve teknoloji transferi sunan Türk savunma şirketleriyle işbirliğini güçlendirmeyi hedefliyor. Baykar ve İtalyan savunma devi Leonardo arasında kurulan LBA Systems ortaklığı, otonom yazılımlar ve yeni nesil elektronik harp sistemleri geliştirmeyi amaçlıyor. Baykar'ın Piaggio Aerospace'i satın almasıyla, Türk mühendisliği Avrupa pazarına yönelik ihracatını genişletme potansiyeli taşıyor.
ITS Cavour gemisine konuşlandırılacak Bayraktar TB3'ler, gelişmiş radarları ve SATCOM yetenekleriyle İtalyan F-35B savaş uçaklarına destek sağlayacak. İnsansız sistemlerin düşman unsurlarını tespit edip veri aktarması, İtalya'nın bölgedeki istihbarat ağını daha düşük maliyetlerle yönetmesine olanak tanıyacak. Bu işbirliği, Doğu Akdeniz'de Türkiye ve İtalya'yı dengeleyici bir güç konumuna getirebilir.