1996 yılında kurulan İstanbul Bilgi Üniversitesi, Resmi Gazete'de yayımlanan Cumhurbaşkanı kararnamesiyle kapatıldı. Karar, üniversitenin 24 bin öğrencisi, 70 bin mezunu ve akademik personelini şok etti.
İstanbul Bilgi Üniversitesi'nin kapatılmasına gerekçe olarak gösterilen Yükseköğretim Kanunu'nun (YÖK Kanunu) 11. maddesinde, üniversitelerin kapatılmasına dair herhangi bir hüküm bulunmadığı belirtildi. Bu madde, üniversitelerin kuruluş ve işleyişinden Üniversitelerarası Kurul'un (ÜAK) sorumluluğunu ve ÜAK üyelerinin seçim sürecini düzenliyor. Anayasa'nın 131. maddesine göre ise üniversitelerin öğretimini planlama, düzenleme, yönetme ve denetleme sorumluluğu YÖK'e aittir. Cumhurbaşkanının üniversite kapatma yetkisinin anayasaya aykırı olduğu ifade edildi.
YÖK Başkanı Erol Özvar, yaptığı yazılı açıklamada, İstanbul Bilgi Üniversitesi'nin kurucu vakfına mahkemece kayyum atanması üzerine faaliyet izninin kaldırılmasına dair Cumhurbaşkanı kararının Resmi Gazete'de yayımlandığını belirtti. Özvar, öğrencilerin mağduriyet yaşamaması ve eğitim-öğretim faaliyetlerinin aksamadan yürütülmesi için gerekli tedbirlerin ivedilikle alınacağını ve idari ile akademik personele dair herhangi bir mağduriyete fırsat verilmeden işlemlerin yapılacağını kaydetti.
Üniversite, 7 yıl önce Can Holding'e geçmiş, 2025 Eylül ayında şirkete yönelik operasyon sonrası TMSF'ye devredilmişti. Devir sonrası YÖK Başkanı Özvar, üniversitenin kapatılmayacağını belirtmişti. Ancak bu açıklamanın üzerinden 8 ay geçmeden üniversite kapatıldı.
Kapatılan üniversitenin öğrencileri için garantör üniversite Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi (MSGSÜ) olarak belirlendi. Öğrencilerin, bölümleri MSGSÜ'de bulunuyorsa bu üniversiteye geçiş yapabilecekleri belirtildi. Mühendislik gibi bölümlerin MSGSÜ'de olmaması nedeniyle, öğrencilerin vakıf veya devlet üniversitelerine geçiş haklarının bulunduğu ifade edildi. Eğitim ve ders geçme notlarının geçerli olacağı, YKS yerleştirme puanı tutanların YÖK'e diğer üniversitelere yatay geçiş için başvurabileceği kaydedildi. 2026-2027 akademik yılı için erken kayıt ve ödeme yapanların ise ödedikleri parayı geri alabileceği duyuruldu.
Öğrenciler, karara sert tepki göstererek, hayatlarının karartıldığını ve belirsizliğe sürüklendiklerini dile getirdiler. Özellikle mezuniyete kısa süre kalan öğrencilerin durumu büyük üzüntüye neden oldu. Garantör üniversite MSGSÜ'de mühendislik, hukuk gibi bölümlerin bulunmaması, öğrencilerin mağduriyetini artırıyor.