İran'a yönelik operasyonlar, küresel piyasalarda stratejik ve nadir elementler üzerinde önemli etkilere yol açtı. Petrol yerine, modern savaş sanayisinin temelini oluşturan bu elementler, yeni bir kritik cephe haline geldi.
Tungsten, germanyum, lityum ve lantan gibi stratejik elementlerin fiyatlarında, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik operasyonlarının ardından hızlı artışlar gözlemlendi. Bu elementler, modern savaş sistemlerinin üretiminde doğrudan bağımlılık yaratmaktadır.
Bu dört stratejik elementin küresel tedarikinde en büyük paya sahip olan ülke Çin'dir. Küresel üretimin yaklaşık %60 ila %70'i Çin tarafından gerçekleştirilmektedir. Patriot ve Tomahawk füzeleri, insansız hava araçları, radarlar ve yapay zeka destekli savunma sistemleri gibi birçok ileri teknoloji ürünü, nadir toprak elementleri kullanılarak üretilmektedir.
Uzmanlara göre, mevcut savaş durumu küresel element piyasasında iki temel şoka neden oldu. İlk şok, askeri talebin ani artışıdır. ABD ve müttefikleri, yoğun mühimmat tüketimi nedeniyle büyük miktarlarda stratejik element kullanmaktadır. İkinci şok ise stratejik stok oluşturma yarışıdır. Büyük güçler, olası tedarik krizlerine karşı nadir element rezervlerini hızla artırma yoluna gitmektedir.
Özellikle Çin'in güvenlik gerekçeleriyle bazı nadir element ihracatına kısıtlama getirmesi, Avrupa ve Batı ülkelerinde endişeleri artırdı. Avrupa Birliği, Çin'e olan bağımlılığını azaltmak amacıyla yeni tedarik hatları ve maden yatırımları üzerinde çalışmalarını sürdürmektedir. Stratejik elementler artık sadece sanayinin ham maddesi olmanın ötesinde, askeri ve teknolojik gücün yeni petrolü olarak değerlendirilmektedir.