İran Dışişleri Bakanı Yardımcısı Kazım Garibabadi, ABD ile bir anlaşmaya varıldığını teyit etti. Garibabadi, varılan mutabakat zaptının 19 Haziran tarihinde İsviçre'de imzalanacağını belirtti.
ABD Başkanı Donald Trump'ın daha önce duyurduğu anlaşmaya ilişkin Tahran yönetiminden resmi açıklama geldi. İran'ın Tasnim Haber Ajansı'nda yer alan habere göre, anlaşmanın Lübnan'ı da kapsadığı ifade edildi. Garibabadi, "Lübnan da dahil olmak üzere farklı cephelerdeki savaş ve askeri operasyonlara derhal ve kalıcı olarak son verileceği bu gece duyurulacak" açıklamasını yaptı.
Mutabakat zaptının imzalanmasının ardından nihai anlaşmayı şekillendirmek üzere 60 gün sürecek bir müzakere sürecinin başlayacağına işaret eden Garibabadi, şunları söyledi: "ABD'nin savaşı sona erdirme, ablukayı kaldırma ve İran varlıklarını serbest bırakmaya yönelik taahhütleri doğrulanacak. 60 günlük görüşmeler, ABD'nin bu taahhütleri yerine getirmesine bağlı."
Garibabadi, 19 Haziran'daki imza töreninin ardından anlaşma metninin kamuoyu ile paylaşılacağını kaydetti. Ülkesinin tüm önemli prensiplerinin bu metinde yer aldığının altını çizen Garibabadi, İran güçlerinin düşman planlarına karşı koymak için her zaman tetikte olduğunu sözlerine ekledi.
İran Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi de ABD ile varılan anlaşma hakkında bir açıklama yayımladı. Konseyden yapılan açıklamada, "Varılan mutabakata dayanarak, Lübnan da dahil olmak üzere tüm cephelerdeki savaş ve aski operasyonlar bu geceden itibaren derhal ve kalıcı olarak sona erecek, buna ek olarak İran'a yönelik deniz ablukası da derhal ve tamamen kalkacaktır" denildi. Açıklamada, nihai anlaşma için yapılacak müzakerelerin, karşı tarafın mutabakat zaptı kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirmesi sonrasında yapılacağı belirtildi. İran'ın, Pakistan ve Katar'ın süreçteki çabalarını takdirle karşıladığı ifade edildi.
İran Genelkurmay Başkanlığı'ndan yapılan açıklamada ise düşmanların İran'ın kararlılığı karşısında çaresiz kaldığı vurgulandı. Açıklamada, "İran güçleri, ilahi ve çelikten iradelerini küçük düşen Amerikan ve Siyonist düşmanlara dayatarak, düşmanın yenilgiyi ve teslimiyeti kabul etmekten başka çaresinin kalmadığını güçlü bir şekilde göstermiştir" ifadeleri kullanıldı.