Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, partisinin grup toplantısında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.
Hatimoğulları, konuşmasına Özgür Özel öncülüğünde kurulan yeni partiyi tebrik ederek başladı. Yeni partinin Türkiye demokrasisine katkı sağlayacağına inandığını belirtti.
Gülistan Doku soruşturmasına değinen Hatimoğulları, kamu gücünün kullanıldığını belirterek, “Bu tablo Süleyman Soylu döneminin özetidir” dedi. Bu durumun dönemin valisi, polisi, doktoru, kolluk kuvveti ve memurlarıyla sınırlı olmadığını, hatta bakanlara ve devlet içindeki karanlık çetelere kadar uzandığını ifade etti. DEM Parti olarak katledilen tüm kadınların davalarını takip edeceklerini sözlerine ekledi.
Çocuk suçlarıyla ilgili yasa teklifine de değinen Hatimoğulları, teklifin çocukları korumadığını, aksine daha uzun süreli hapis cezaları getirdiğini savundu. Yasa teklifinin yoksulluk, çocuk işçiliği, eğitimsizlik ve istismarı görmezden geldiğini, devletin sorumluluğunu çocukların omuzlarına yüklediğini belirtti. Çocukların neden okulda değil de fabrikada, tarlada ya da sokakta olduğunu konuşmadan cezayı ağırlaştırmanın adalet olmadığını vurguladı. Son 6 ayda 36 çocuğun iş cinayetinde hayatını kaybettiğini hatırlatarak, suçun kökeninde bireysel bir yönelimden ziyade toplumsal bir hakikatin yattığını, bunun da büyük oranda sınıfsallıktan geldiğini dile getirdi. Çocukluk gerçeğini görmezden gelip popülist düzenlemelerle günü kurtarmanın gelecek nesillere karşı büyük bir vebal olduğunu söyledi.
Türkiye'de çocuk yaşta akranlarını hayattan koparan cinayetlerin gerçekleştiğini kabul eden Hatimoğulları, bunun aileler ve toplum için büyük bir acı olduğunu belirtti. Bu acının telafisinin zor olduğunun farkında olduklarını ve ailelerin acısını yürekten paylaştıklarını ifade etti. Çözümün çocuklara ceza yağdırmak değil, çocukları bu duruma sürükleyen kök nedenleri ortadan kaldırmak olduğunu vurguladı. Okul, eğitim, oyun alanı ve güvenli bir hayat sağlayarak çocukların suç işlemesinin önüne geçilebileceğini belirtti. Bu noktada devlete ve topluma büyük görev ve sorumluluklar düştüğünü söyledi.
DEM Parti olarak Meclis'e bir kanun teklifi sunduklarını ve Çocuk Bakanlığı kurulmasını önerdiklerini belirten Hatimoğulları, çocuk haklarının tek çatı altında korunması ve çocuklara yönelik ihlallerin engellenmesi gerektiğini ifade etti. Komisyon aşaması tamamlanan ve Genel Kurul'a gelecek olan yasa teklifinin, önerdikleri düzenlemeler çerçevesinde geçmesi temennisinde bulundu. Bu yasaya el kaldırırken milletvekillerinin çocukları koruyan ve suça iten sebepleri ortadan kaldıran bir çerçevede çıkması için elini taşın altına koymalarını istedi.
Meclis gündemine gelmesi beklenen çerçeve yasaya dair de açıklamalarda bulunan Hatimoğulları, sürecin iki yıldır devam ettiğini ve en çok konuşulan konunun çerçeve yasaya geldiğini belirtti. Heyetlerinin 20 Temmuz'da İmralı'ya gittiğini, 21 Temmuz'da Numan Kurtulmuş'un kendilerini ziyaret ederek yasa taslağının Meclis kapanmadan geleceğine dair bilgi paylaştığını hatırlattı. Çerçeve yasa için artık son düzlüğe girildiğini ifade eden Hatimoğulları, bu konunun tüm Türkiye'yi ilgilendirdiğini ve dar polemikçi bir sürece dönüşmemesi için herkesin büyük bir sorumlulukla davranması gerektiğini söyledi.
Her siyasi partinin farklı düşünebileceğini ancak ortada Kürt meselesi gibi yüz yılı aşkın süredir şiddetle ve inkarla çözülemeyen temel bir mesele olduğunu vurguladı. Tüm siyasi partilerin bu tarihsel sorumlulukla hareket ederek barışın kapısını açacak bir yasanın çıkması için elini taşın altına koymasının son derece tarihi ve önemli olduğunu belirtti. Sayın Öcalan'ın da son yapılan görüşmede 27 Şubat çağrısının ruhu...