Hac ibadeti için kutsal topraklara giden bir kişi, 15 günlük yolculuğunun ardından veda tavafını gerçekleştirdi. Beyazlar içinde Kâbe'ye ulaşan kişi, bu kutsal yolculuktan derin izlenimlerle ayrıldı.
Yoğun bir ibadet ve yürüyüşle geçen 15 günün ardından veda vakti geldiğinde duygusal anlar yaşandı. Kâbe'den ayrılırken hissedilen hüzün, Gambiya, Endonezya ve Nijeryalı hacıların gösterdiği sevgi ve sarılmalarla hafifletildi. Bu sevgi dolu etkileşimler, ayrılık hüznüne teselli oldu.
Hac ibadetinin fiziksel zorluklarına da değinilen yazıda, günde ortalama 24 bin ila 30 bin adım atıldığı ve bu süreçte yaşananlara rağmen kutsal mekana ulaşma isteğinin ön planda olduğu belirtildi. Kutsal topraklarda geçirilen her anın okuyucularla samimiyetle paylaşıldığı ifade edildi.
Mekke'deki yolculuk sırasında yerel halkın hacılara yiyecek ve su dağıtması gibi jestlere de yer verildi. Kâbe'ye yaklaşık 10 km uzaklıktaki otelde konaklayan kişi, Kâbe yolculuğunda yaşadığı duygusal anları ve akşam ezanının maneviyatını aktardı. Kâbe imamının okuduğu ezanın da veda tavafına denk gelmesiyle ayrı bir anlam kazandığı belirtildi.
Veda tavafı sırasında Kâbe'nin 'sırlanmış bir ayna' gibi hissedildiği, milyonlarca insanın kalbinden geçenlerin bu aynada yansıdığı benzetmesi yapıldı. Mevlânâ'nın şiirlerinden alıntılarla duygusal derinlik katılan yazıda, kalp heybesinin sevgiyle dolduğu vurgulandı. Veda tavafı namazının Kâbe taşları üzerinde kılınmasına izin verilmesi de özel bir an olarak aktarıldı.
Son olarak, Kâbe'ye veda ederken yaşanan hüzne rağmen Medine'ye, Hz. Muhammed'in (SAV) kabrini ziyaret etme düşüncesinin teselli olduğu belirtildi. Farklı ülkelerden hacıların gösterdiği sevgi ve neşe dolu yaklaşımları, ayrılık hüznünü dağıtarak yolculuğa devam etme gücü verdi.