İstanbul merkezli yürütülen bir soruşturma kapsamında, gazeteci M.A. hakkında tutuklama kararı verildi. Soruşturma, başlangıçta “suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama” iddiasıyla başlamıştı.
Ev hapsinde bulunan Ağırel, 16 Ekim'de evine yapılan operasyonla gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen 17 kişiden M.A., Ö.S. ve A.K. dahil olmak üzere 15 kişi, tutuklama talebiyle mahkemeye gönderildi. C.V.B. ve U.K. ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
Emniyette yöneltilen “kara para aklama” suçlaması, savcılık aşamasında “üyesi olmadığı örgüte yardım etmek” olarak değiştirildi. Ağırel, savcılık ifadesinde, araştırdığı iddiaları doğrulama çabasında olduğunu, belgeleri teyit etmeye çalıştığını ve haberin muhataplarına yanıt hakkı tanımak istediğini belirtti. Doğrulanmamış bilgileri yayımlamadığını vurgulayan Ağırel, “Belgesiz, doğrulanmamış haberi yapmam, yapmadım” diyerek suçlamaları reddetti.
Hakkındaki iddialara tepki gösteren Ağırel, “Hayatımda yan yana bile gelmediğim insanlarla nasıl olur da suç örgütü kurmak ya da bu örgüte üye olmakla suçlanırım, anlamış değilim” ifadelerini kullandı. Sarıgül ailesine yönelik operasyonun ardından gözler, iddianamenin nasıl şekilleneceğine çevrildi.
M.A., savcılık ifadesinde, “Ben bu dosyanın olsa olsa tanığı olabilirim, şüphelisi değil. Atılı suçlamaları kabul etmiyorum. Kaldı ki tarafıma sadece suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama suçu isnat edilmiş. Ancak bu suçu nasıl işlediğime ilişkin herhangi bir somut isnat yöneltilmemiştir. Hatta gözaltına alınmamdan sonra avukatlarımdan öğrendiğim kadarıyla, basında ‘suç örgütü üyesi’ olmakla da suçlanıyormuşum. Hayatımda yan yana bile gelmediğim insanlarla nasıl olur da suç örgütü kurmak ya da bu örgüte üye olmakla suçlanırım, anlamış değilim” cümlelerini kullandı.