Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın Hacettepe Teknokent'teki yolsuzluk iddialarına yönelik yürüttüğü soruşturma kapsamında gözaltına alınan eski Ankara İstihbarat Şube Müdürü C.U., savcılık ifadesinde çarpıcı iddialarda bulundu.
Gazete Habertürk'ten Fevzi Çakır'ın haberine göre, Adana Polis Okulu'nda görev yaptığını belirten Ulusoy, işadamı M.T.E.'ın kendisine gelerek rakiplerinin FETÖ/PDY terör örgütüyle irtibatlı olduğuna dair algı oluşturulduğunu ve Ankara Emniyeti'nin şirketine operasyon düzenleyerek mallarına el konulacağı yönündeki kaygılarını dile getirdiğini aktardı. Ulusoy, kendisinin ise böyle bir durumun mümkün olmadığını ve Ankara Emniyet Müdürlüğü personeli olarak böyle bir kumpas kurulamayacağını belirttiğini ifade etti.
Ulusoy, Erpolat'ın daha sonra bazı Ankara cumhuriyet savcıları, İstihbarat Daire Başkanı ve meslektaşları aracılığıyla tekrar yanına gelerek aynı kaygılarını dile getirdiğini söyledi. Amir pozisyonunda olan kişilerin veya meslektaşlarının referansıyla Erpolat ile görüştüğünü, telefonla da görüşmüş olabileceğini ekledi.
İstihbarat raporunda N. firması yöneticileri hakkında FETÖ'cü olmadığına dair değişiklik yaptığı iddialarına ise Ulusoy kesinlikle asılsız yanıtını verdi. Hakkında bu konuda yürütülen soruşturmada takipsizlik kararı verildiğini belirtti. Aleyhinde beyanı bulunan Komiser M.A.'nın Adil Öksüz'ün firar etmesine ilişkin davanın sanığı olduğunu öne süren Ulusoy, daha önce aynı konuda gelen ihbara ilişkin formun da bu kişiler tarafından hazırlandığını ve yalnızca şahısların adres bilgilerinin gönderildiğini iddia etti. Ulusoy, bir tek evrak üzerinden adli ve idari makamlara yanlış bilgi verildiğini düşündüğünü kaydetti.
Resmi Gazete kayıtlarına göre, M.T.E.'ın da ortağı olduğu N. isimli şirketin Yönetim Kurulu Başkanlığı'na 4 Ekim 2016'da işadamı Mehmet Ali Yalçındağ seçildi. Yalçındağ ve şirketi MAY Investment'ın toplam hisse payı 18 Ağustos 2017'de yüzde 70 olarak tescil edildi. Yalçındağ, 2018'in başında şirketin Erpolat'ın da aralarında bulunduğu üç diğer ortağının yüzde 10'arlık paylarının tamamını satın alarak şirketin yüzde 100 hissesine sahip oldu. Yalçındağ, şirketin merkezini İstanbul'a taşıyarak ismini değiştirdi.
Ulusoy, resmi belgede sahtecilik ve terör örgütü üyeliği suçlamalarıyla sevk edildiği mahkemece tutuklandı.