Dünyanın dijital iletişim omurgasını oluşturan denizaltı internet kabloları, jeopolitik gerilimler nedeniyle risk altında bulunuyor. Küresel internet trafiğinin büyük çoğunluğu, okyanusların altından geçen bu fiber optik hatlar aracılığıyla sağlanıyor.
Özellikle Hürmüz Boğazı ve Kızıldeniz gibi stratejik su yollarındaki güvenlik endişeleri, dijital altyapının kırılganlığını ortaya koyuyor. İran'ın denizaltı kablolarına yönelik açıklamaları ve Kızıldeniz'deki istikrarsızlık, küresel internetin güvenliği konusunda endişeleri artırıyor.
Yaklaşık 1,5 milyon kilometreyi aşan uzunluktaki 600 civarı denizaltı kablosu, dünya genelinde dijital iletişimi sağlıyor. Bu hatlarda yaşanabilecek herhangi bir kesinti, sadece internet erişimini yavaşlatmakla kalmayıp, ödeme sistemleri, bankacılık, sağlık hizmetleri ve kamu altyapıları gibi kritik sistemleri de olumsuz etkileyebilir.
Geçmişte yaşanan olaylar, bu riskin boyutunu gözler önüne serdi. 2024 yılında Kızıldeniz'de bir yük gemisinin karıştığı olayda dört kritik denizaltı kablosunun kopması, Asya ve Avrupa arasındaki veri trafiğinin yaklaşık %25'ini etkiledi. Ayrıca, Rus denizaltılarının İngiltere açıklarındaki kablolar üzerinde gizli operasyonlar yürüttüğü iddiaları ve Tayvan'ın Çin'i kablo saldırılarıyla suçlaması da riskin ciddiyetini vurguluyor.
Uzmanlar, daha güvenli bir dijital gelecek için denizaltı kablolarına ek olarak karasal ve uzay tabanlı alternatif iletişim ağlarının geliştirilmesi gerektiğini belirtiyor. Bir denizaltı kablosundaki kopmanın, küresel ekonomiyi de durma noktasına getirebilecek potansiyel taşıdığı ifade ediliyor.