ABD'de yapılan ara seçimlerde Cumhuriyetçi Parti, Kongre'nin hem Senato hem de Temsilciler Meclisi kanatlarında çoğunluğu Demokratlara kaptırdı. Resmi sonuçların ardından yeni yılın başında göreve başlayacak olan Demokrat çoğunluklu Senato ve Temsilciler Meclisi'nin, Washington'un dış politika gündemini, özellikle de ABD-İsrail-İran arasındaki durumu şekillendirmesi bekleniyor.
İran Dini Lideri Mücteba Hamaney, seçim sonuçlarının ABD'nin İran politikasında bir değişikliğe yol açacağına inananların yanıldığını belirten bir açıklama yaptı. Buna karşılık Demokratlar farklı bir duruş sergiledi. Senato Azınlık Lideri Chuck Schumer, seçim sonrası yaptığı değerlendirmede, Amerikan halkının İran'daki savaşın nedenini tam olarak bilmediğini ifade ederek, “İran'la savaşı sona erdireceğiz. Savaşı sona erdirmek için bize katılan bazı Cumhuriyetçiler de var” dedi. Yeni Temsilciler Meclisi Başkanı olması beklenen Hakeem Jeffries ise seçim sonuçlarının Amerikalıların savaşa karşı olduğunu gösteren bir mesaj olduğunu vurgulayarak, ABD Başkanı Donald Trump'a yeni Kongre toplanmadan önce savaşı sonlandırması çağrısında bulundu.
Demokratlar, Trump yönetiminin net bir strateji ve somut bir hedeften yoksun şekilde, ucu açık bir savaşa giriştiğini, bunun hem orduya zarar verdiğini hem de ülkeye mali yük getirdiğini eleştirilerinde dile getirdiler. CNN International'a konuşan Arizona Demokrat Senatör Mark Kelly, Trump'ın İran savaşını yürütme biçimini “tam bir felaket” olarak nitelendirdi. Kelly, “ABD Senatosu ve Temsilciler Meclisi'nde elimizde araçlar var” diyerek Savunma Bakanı Pete Hegseth'i eleştirdi.
Ocak ayından sonra Beyaz Saray'ın daha güçlü bir Kongre denetimiyle karşı karşıya kalabileceği düşünülüyor. Demokratların elindeki en önemli kozlardan biri, savaşın finansmanını kesecek bütçe kısıtlamaları olabilir. Kongre, savunma bütçesinde İran'daki çatışmalar için fon kullanılmasını engelleyici kararlar alabilir. Ancak Trump'ın olası bir vetosu, ordu personelinin maaşlarının dondurulması anlamına gelebilir. University College London'dan James Boys, “Bölgede askerlerin bulunması nedeniyle bu son derece sorunlu olacaktır ve Amerikan vatandaşlarının hayatlarını riske atmak olarak görülecektir” değerlendirmesinde bulundu. İkinci bir seçenek olarak, savaşın yürütülme biçimine ilişkin geniş kapsamlı Kongre soruşturmaları başlatılabilir. Bu süreç, komitelerin yetkilileri ifadeye çağırmasını, kamuoyuna açık oturumları ve Trump yönetiminden resmi belgelerin talep edilmesini kapsıyor. Ayrıca olası bir azil süreci de gündeme gelebilir. Bir diğer seçenek ise “savaş yetkileri” tasarısıdır. Uzmanlar, 1973 tarihli Savaş Yetkileri Yasası'nın da Trump'ı durdurmada yetersiz kalabileceğini belirtiyor. Yasaya göre başkan, bir ülkeye savaş başlatma kararını Kongre onayına bağlamalı ve önceden bildirimde bulunmalı. Ancak bu onay olmadan 60 gün süreyle askeri operasyon emri verebiliyor ve bu süre 30 gün uzatılabiliyor.
Kongre'nin başkanın vetosunu aşabilmesi için hem Temsilciler Meclisi hem de Senato'da üçte iki çoğunlukla karar alması gerekiyor. Cumhuriyetçilerin İran savaşı ve yükselen benzin fiyatları nedeniyle kayıplar yaşadığını belirten Trump, olası anlaşmazlıklara ilişkin, “Eğer bu gerçekleşirse sanırım ben de Bay Veto olurum” açıklamasını yapmıştı.