Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nde yeni bir Ebola salgını hızla yayılmaya devam ediyor. Salgının ilk bilinen kurbanı olduğu düşünülen bir sağlık çalışanının 24 Nisan'da yüksek ateş, kusma ve kanama belirtileriyle hayatını kaybetmesinin ardından, yetkililerin durumu resmi olarak doğrulaması ve uluslararası kamuoyunun acil durum ilan etmesi üç haftayı buldu. Bu gecikme, virüsün yayılmasını hızlandırarak ülkeyi tarihin en büyük Ebola salgınlarından biriyle karşı karşıya bıraktı.
Bölge halkı, salgının kontrol altına alınmasındaki gecikmenin yanı sıra, hastalıkla ilgili yanlış bilgilere ve maske kullanımına yönelik umursamaz tavırlara da tepki gösteriyor. Kakao satıcılığı yapan Hélène Akilimali, işi gereği insanlarla temas kurmak zorunda olduğunu belirterek, bazı kişilerin hastalığın gerçekliğinden şüphe duyduğunu ifade etti. Akilimali, yanlış bilgilerin ve rahat tavırların insanları ölüme sürüklediğini vurgulayarak, Ebola'nın gerçek bir hastalık olduğunu ve insanların kendilerini kandırmayı bırakması gerektiğini söyledi.
Ituri eyaletinin başkenti Bunia'da yaşayan Élie Ilunga, insanların öldüğünü gördükçe hastalığın gerçekliğine inandıklarını belirtti. Kendi ailesini korumak için evinin önüne lavabo kuran Ilunga, virüsün oluşturduğu tehdidin gerçekliğinden şüphe edenlerin, henüz bu ölümü deneyimlememiş veya aileleri etkilenmemiş kişiler olabileceğini dile getirdi. Bunia sakini Aline Kitambala Masika ise Ebola'nın tüm ailesini yok ettiğini belirterek, insanların kişisel korunma konusunda daha dikkatli olmalarını umduğunu ifade etti.
Dünya Sağlık Örgütü (WHO) Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, 26 Mayıs 2026 itibarıyla 101'i doğrulanmış olmak üzere 900'den fazla şüpheli vaka tespit edildiğini duyurdu. WHO, salgınla bağlantılı ölüm sayısının 220'ye ulaştığını belirtti. Kırsal bir bölgede başladığı tahmin edilen salgın, Bunia ve Goma gibi büyük şehirlere de sıçradı. Komşu Uganda da yedi doğrulanmış vaka ve en az bir ölüm bildirdi. WHO, risk seviyesini Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nde 'çok yüksek', bölgesel düzeyde ise 'yüksek' olarak belirlerken, küresel düzeyde salgın riskinin düşük olduğunu kaydetti. Virüsün tespit edilmeden önce ne kadar süre dolaşımda olduğu göz önüne alındığında, vaka sayılarının artmaya devam etmesi bekleniyor.
Salgınla mücadele kapsamında hastanelere yönelik saldırılar da artış gösterdi. Pazar akşamı, bir grup gencin Ituri eyaletinde Ebola hastalarının tedavi edildiği Mongbwalu Genel Hastanesi'ni basmasıyla gerilim tırmandı. Hastanenin başhekimi, saldırganların hayatını kaybeden iki akrabalarının cenazesinin kendilerine teslim edilmesini talep ettiğini belirtti. Bu olay, son bir hafta içinde Ebola hastalarını tedavi eden sağlık tesislerine yönelik üçüncü saldırı oldu. Protestocuların Rwampara Hastanesi'nden zorla cenaze almaya çalışması sonucu çıkan yangında iki hastane çadırı küle döndü. Cumartesi günü ise Sınır Tanımayan Doktorlar tarafından kurulan bir çadır ateşe verildi.
Ebola teşhisinin konulmasındaki uzun süreç nedeniyle bölgede hayatını kaybedenler için geleneksel ve kitlesel cenaze törenlerinin devam etmesi, virüsün yayılmasını tetikleyen önemli faktörlerden biri olarak gösteriliyor. Kongo Sağlık Bakanı Samuel Roger Kamba, ilk kurbanın cenazesinde yas tutanların cenazeye dokunması gibi kural dışı uygulamaların vakaları artırdığını belirtti.