🇺🇸 USD 47,89₺ ▲0.06%
🇪🇺 EUR 55,47₺ ▲0.17%
🥇 ALTIN 6.759₺ ▲0.28%
₿ BTC 3,04M₺ ▲0.45%
17 Ağustos 2026, Pazartesi
Gündem

Çürük Binalar Karot Testiyle Nasıl Tespit Ediliyor? NTV Laboratuvarda Görüntüledi

Deprem sonrası hukuki süreçlerde delillerin doğru toplanması ve analiz edilmesi büyük önem taşıyor. NTV ekibi, İzmir Ekonomi Üniversitesi laboratuvarında karot testlerinin nasıl yapıldığını görüntüledi. Prof. Gökhan Kılıç, malzeme kusurları ve zemin etkileşiminin yıkımlardaki rolünü anlattı.

İmza: Manşet Noktası Gündem Servisi Yayın: 👁 7,620
Çürük Binalar Karot Testiyle Nasıl Tespit Ediliyor? NTV Laboratuvarda Görüntüledi

Deprem sonrası hukuki süreçlerde delillerin doğru toplanması ve analiz edilmesi büyük önem taşımaktadır. Bu süreçte, binaların neden yıkıldığına dair tartışmalar yaşanabilmekte ve delillerin yetersiz toplanması, sanıkların tahliyesine yol açabilmektedir. Son dönemde kurulan laboratuvarlarda beton kalitesinin ölçülmesine başlanmıştır.

NTV ekibinden Merih Ak ve kameraman Burak Uygun, İzmir Ekonomi Üniversitesi'nde karot örneklerinin nasıl incelendiğini görüntüledi. Depremde yıkılan veya hasar gören binalardan alınan karot örneklerine dört noktalı basınç testi uygulanmaktadır. Bu test ile numunenin taşıma kapasitesi, çatlama yükü ve eğilimi belirlenmektedir. Ardından demir testine geçilerek demirin dayanıklılığı da ölçülmektedir. Bu işlemler sonucunda betonun kalitesi tespit edilmektedir.

İzmir Ekonomi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Gökhan Kılıç, yapılan incelemelerin sahtekarlıkları belirlemede yardımcı olduğunu belirtti. Kılıç, “Mesela projelendirilen bir yapı yapılırken belediye onay veriliyor. C35 betonu kullandığını söylüyor. Fakat yıkılmadan önce veya yıkıldıktan sonra da olsa alınan bir numune test edildiğinde projeye uygun olmadığını tespit ediyoruz ve bu da mahkemede delil olarak sunulabiliyor” ifadelerini kullandı.

Malzeme kusurlarının en sık karşılaşılan sorun olduğunu vurgulayan Kılıç, beton ve donatı demirlerinin ardından ikinci en büyük sorunun zemin etkileşimi olduğunu söyledi. Kılıç, “Mesela biz 4 yıl önce İzmir’de de bir deprem yaşadık Samos adasında oldu. İzmir depremi bile denilmez aslında. 80 km uzaklıktaki Bayraklı'da anında dokuz binamız yıkıldı. Bunun nedeni zeminle ilgili sorunlar. Zeminle yapının etkileşimini bilmeden yapılmış projeler” şeklinde konuştu.

İnşaat sektöründe az maliyetle daha çok kar elde etmek amacıyla kaliteden ödün verilmesi, en büyük risk olarak belirtiliyor. Projeye uygun yapılar inşa edilmesi, yıkımları ve can kayıplarını önleyecek temel unsur olarak kabul ediliyor.

Türkiye'deki müteahhit sayısının fazlalığına dikkat çeken Kılıç, “Türkiye'de 300 bini aktif 435 bin müteahhit var. Tüm Avrupa Birliği'nde sadece 25 bin müteahhit var. Bizde maalesef pastayı paylaşmak daha vahşice olduğu için hırsızlıklar çoğalıyor ve bundan dolayı daha az maliyetle daha çok kar elde etmek istiyorlar. Bundan dolayı da maalesef yıkımlar oluşuyor. Depremi önleyemeyiz ama bunu engelleyebiliriz aslında bunu yapmamız gerekiyor” dedi.

İlgili Haberler

📊 Döviz Kurları
🇺🇸 USD
47,8901₺ ▲0.06%
🇪🇺 EUR
55,4728₺ ▲0.17%
🇬🇧 GBP
64,8865₺ ▲0.16%

Hava Durumu

21.9°C
Parçalı bulutlu
Hissedilen
23.3°
Min/Max
22°/28°
Nem
73%

♈ Günün Burçları

17 Ağustos 2026