İzmir'in Çeşme Yarımadası'nı etkilemesi beklenen ve daha önce Danıştay tarafından iptal edilen Çeşme Turizm Projesi'nin, revize edilmiş bir planla yeniden gündeme getirildiği öğrenildi. 2020 yılında hukuki süreçlerin ardından kesin olarak iptal edilen proje, çevreye telafisi imkansız zararlar vereceği ve kamu yararı taşımadığı gerekçeleriyle Danıştay tarafından durdurulmuştu.
AKP'nin İzmir milletvekillerinin projeyi yeniden gündeme taşıma çabaları sürerken, Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın yeni bir plan üzerinde çalıştığı belirtildi. Projeye başından beri karşı çıkan ve hukuki takibini yapan Çeşme Kent Konseyi Başkanı Dr. Ahmet Güler, revize edilen planların kamuoyunu yanıltmaya yönelik olduğunu savundu.
Dr. Güler, proje savunucularının yatak kapasitesini düşürerek projeyi daha mütevazı gösterme çabalarının gerçeği yansıtmadığını vurguladı. Sorunun yatak sayısı olmadığını, yarımadanın ekolojik ve altyapısal taşıma kapasitesinin aşıldığını belirtti. Güler, projenin asıl amacının turizmi geliştirmekten ziyade, 16 bin hektarlık kamu arazisini özel sermayeye açmak olduğunu ve bunun milyarlarca dolarlık bir arazi rantı operasyonu olduğunu iddia etti.
Projenin 'turizm kalkınması' söyleminin ideolojik bir örtbas olduğunu ifade eden Ahmet Güler, mevcut konaklama kapasitesinin dahi tam olarak doldurulamadığını dile getirdi. Danıştay kararının kesin olduğunu ve aynı alanın yeniden turizm bölgesi ilan edilmesinin hukuken mümkün olmadığını hatırlatan Güler, yargı kararını fiilen geçersiz kılmaya yönelik teşebbüslere karşı her türlü hukuk mücadelesini vereceklerini duyurdu.