Bolivya'da eski Devlet Başkanı Evo Morales'in kaçırılacağına dair çıkan söylentiler üzerine halk sokağa döküldü. Sosyal medyada yayılan ve güvenlik güçlerine ait olduğu iddia edilen sızdırılmış belgelerde, ABD silahlı kuvvetleri ile Bolivya polisinin Morales'e yönelik ortak bir operasyon hazırlığında olduğu öne sürüldü.
Belgelerin yayılmasının ardından binlerce sendika üyesi ve yerli topluluk mensubu, Morales'in kırsal konutunun çevresinde barikat kurarak nöbet tutmaya başladı. İddialara göre operasyonda Morales'in gözaltına alınması veya kaçırılması hedeflenirken, çevredeki yerli topluluklara yönelik sert müdahale planlandığı öne sürüldü. Bazı polis memurlarının söz konusu belgeleri sızdırdığı iddia edilirken, protestocuların 'insan kalkanı' olarak tanımlandığı ve buna rağmen silahlı müdahale seçeneğinin değerlendirildiği ileri sürüldü.
Kolombiya Cumhurbaşkanı G.P., sosyal medyada yaptığı açıklamada Bolivya'daki duruma ilişkin, "Bolivya, halk ayaklanması yaşıyor. Bu, jeopolitik kibre bir cevaptır." ifadelerini kullandı. Petro, hükümetinin davet edilmesi halinde Bolivya'daki siyasi krizden barışçıl çıkış formülleri aramaya hazır olduğunu belirtti.
Morales ise Petro'ya sosyal medyadan teşekkür ederek, Latin Amerika'nın egemenliğini emperyalizmin kibri karşısında savunduğu ve barışçıl çözümler arama teklifi için minnettarlığını dile getirdi. Morales destekçileri, eski liderin yaşadığı bölgenin çevresinde kontrol noktaları oluştururken, bölgede tansiyon yükseldi. Yerel kaynaklara göre binlerce köylü, sendika çalışanı ve yerli topluluk üyesi günlerdir bölgede nöbet tutuyor.
Protestoların büyümesiyle başkent La Paz ile El Alto çevresindeki yolların yaklaşık iki haftadır kapalı olduğu bildirildi. Morales yanlısı grupların, Cochabamba bölgesindeki Chimoré Havalimanı'nı işgal altında tuttuğu öne sürüldü. Bolivya basınında yer alan haberlere göre, Morales'i destekleyen yerli gruplar, güvenlik güçlerinin olası operasyonlarını engellemek amacıyla pistleri taş ve kütüklerle kapattı.
Bolivya Ekonomi Bakanı J.G.E. ise sosyal medyada dolaşan 'çatışmalarda ölümler yaşandığı' yönündeki iddiaları reddederek, güvenlik güçlerinin ölümcül silah kullanmadığını savundu. Ülkenin en büyük işçi örgütü Bolivya İşçi Merkezi (COB), maaş artışı talebiyle başlattığı eylemleri hükümet karşıtı protestolara dönüştürdü. Köylü hareketleri de Devlet Başkanı L.A.P. Paz'ın istifasını istemesiyle gösteriler ülke çapında büyüdü.
ABD Dışişleri Bakanlığı Batı Yarımküre İşleri Bürosu'ndan yapılan açıklamada, Bolivya'da yaşanan isyanlar ve ablukaların insani krize yol açtığı belirtilerek, demokratik olarak seçilmiş hükümeti devirme amacı taşıyan tüm eylemlerin kınandığı ve halkın barışı, güvenliği ve istikrarı için düzeni yeniden sağlama çabalarının desteklendiği ifade edildi.