İzmir'in Aliağa ilçesinde Batıçim tarafından yapılması planlanan Klinker Öğütme ve Paketleme Tesisi projesine ilişkin Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) süreci, hazırlanan bilirkişi raporuyla birlikte yeni bir boyut kazandı.
Ege Çevre ve Kültür Platformu (EGEÇEP) ve yaşam savunucuları tarafından İzmir Valiliği'nin projeye verdiği 'ÇED Gerekli Değildir' kararına karşı açılan davada sunulan bilirkişi raporu, proje tanıtım dosyasının bilimsel ve teknik açıdan yetersiz olduğunu belirtti. Raporda, 'ÇED Gerekli Değildir' kararının mevzuata uygun olmadığı oybirliğiyle ifade edildi.
Bilirkişi raporunda, proje alanının yeterince incelenmediği vurgulandı. Raporda, proje dosyasında kullanılan jeolojik haritanın standartlara uymadığı, rapor içeriğiyle uyumsuz olduğu ve çevre mühendisi tarafından imzalandığı belirtildi. Ayrıca, diri fay haritasının 'heyelan haritası' olarak sunulması gibi teknik hatalara dikkat çekildi. Proje alanının jeolojik ve hidrojeolojik özelliklerinin yüzeysel değerlendirildiği ifade edildi.
Raporda özellikle Hayıtlı Deresi'ne ilişkin değerlendirmeler öne çıktı. Bilirkişi heyeti, derenin proje alanının hemen yanında bulunmasına rağmen taşkın ve hidrolojik etkilerin bilimsel çalışmalarla ortaya konulmadığını, bölgesel bilgilerle yetinildiğini belirtti. Çevresel risklerin somut olarak belirlenemediği bir dosyada, çevresel etkilerin sağlıklı değerlendirilemeyeceği kaydedildi.
Açıklamada, Aliağa'nın zaten ağır sanayi yükü altında olduğu ve hava, su, toprak kirliliğinin sürdürülemez boyutlara ulaştığı vurgulandı. Yeni yatırımların mevcut kirlilik yüküyle birlikte değerlendirilmesi gerektiği, kümülatif etkinin göz ardı edilmesinin çevre hukukuna aykırı olduğu belirtildi. Bilirkişi raporunun, çevresel kararların varsayımlarla değil bilimsel çalışmalarla alınması gerektiğini gösterdiği ifade edildi.
EGEÇEP, mahkemenin bilirkişi raporundaki bilimsel değerlendirmeleri dikkate alarak hukuka aykırı 'ÇED Gerekli Değildir' kararını iptal etmesini beklediklerini bildirdi. Açıklamada, Aliağa'nın yaşama hakkının sanayi yatırımlarına feda edilemeyeceği ve çevreyi korumanın yolunun eksik proje dosyalarını onaylamak değil, bilimsel gerçekleri esas almak olduğu kaydedildi.