Anayasa Mahkemesi (AYM), evlenen kadınların nüfus kayıtlarının kocasının hanesine taşınmasına ilişkin düzenlemenin Anayasa'ya aykırı olmadığına karar verdi. İstanbul 14. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin, Nüfus Hizmetleri Kanunu'nun ilgili maddesinin iptali istemiyle AYM'ye yaptığı başvuruyu mahkeme oy çokluğuyla reddetti.
Başvuruda, söz konusu kanun maddesinin, kadının kendi adına bir nüfus kütüğüne sahip olmaması, evlenmesiyle kaydının baba hanesinden erkek eşin hanesine taşınması gibi durumlar yarattığı belirtilerek, bunun kadın ile erkek ve eşler arasındaki eşitlik ilkelerine aykırı olduğu, cinsiyete dayalı ayrımcılık oluşturduğu ve nüfus kütüğünde kocanın esas alınmasının meşru bir amacının bulunmadığı iddia edilmişti.
AYM, yaptığı inceleme sonucunda, nüfus kütüğünün idare bünyesinde tutulan teknik bir kayıt sistemi olduğunu belirtti. Kararda, kadının kaydının kocasının hanesine taşınmasının hukuki statüsüne veya somut bir menfaatine doğrudan ve belirleyici bir etkisinin bulunmadığı ifade edildi. Mahkeme, bu hükmün Anayasa'nın hukuk devleti, eşitlik, kişinin maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkı ile ailenin korunmasına ilişkin maddelerine aykırı olmadığına hükmetti.
Karşı Oy Gerekçeleri
AYM'nin 5 üyesi ise düzenlemenin Anayasa'ya aykırı olduğu ve iptalinin gerektiği yönünde oy kullandı. Üyelerden 4'ünün karşı oy gerekçesinde, nüfus kayıt sisteminin aile bağlarını göstermesinin mümkün olduğu ancak bu yapılırken kadının, erkek eşin hanesine bağlı bir kayıt unsuruna dönüştürülmesinin hukuk devletinin insan onuru ve eşitliğe dayalı karakteriyle bağdaşmayacağı vurgulandı. Bu kuralın, evlilik birliği içinde aynı hukuki durumda bulunan kadın ve erkek arasında haklı bir neden içermeyen farklı muamele oluşturduğu, kadının hukuki kişiliğini bağımsız bir birey olarak değil, erkek eşin hanesine bağlı biçimde konumlandırdığı belirtildi. Ayrıca, eşler arası eşitliğe dayalı anayasal aile anlayışını zedelediği ve uluslararası insan hakları hukukunda benimsenen kadın-erkek eşitliği standartlarıyla bağdaşmadığı değerlendirmesi yapıldı.
Diğer karşı oy gerekçesinde ise düzenlemenin kadın aleyhine olduğu ve Anayasa'nın Kanun önünde eşitlik (Madde 10) ile Ailenin korunması ve çocuk hakları (Madde 41) maddelerine aykırı olduğu ifade edilerek iptali gerektiği kaydedildi.