36. NATO Liderler Zirvesi, bugün Ankara'daki Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde kapılarını açıyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ev sahipliğinde gerçekleştirilecek olan zirve, NATO Genel Sekreteri Mark Rutte'nin yönetiminde iki gün boyunca devam edecek.
Zirveye ABD Başkanı Donald Trump ile birlikte 31 müttefik ülke lideri ve davetli ülke temsilcileri katılım sağlayacak. Mevcut küresel konjonktür ve yoğun gündem nedeniyle toplantı, diplomatik çevrelerce tarihi bir dönemeç olarak nitelendiriliyor. Türkiye'nin uluslararası arenadaki konumunu ve ittifak içindeki stratejik ağırlığını pekiştirmesi açısından kritik bir süreç yaşanıyor.
Türkiye'nin zirvedeki rolüne ilişkin değerlendirmelerde bulunan uzmanlar, Ankara'nın kriz bölgelerindeki arabulucu ve dengeleyici gücüne dikkat çekiyor. Eski NATO Daimi Temsilcisi Tacan İldem, uluslararası düzendeki kırılmaların müttefikler arasında birlik ve dayanışmayı zorunlu kıldığını belirtti. Emekli Diplomat Gülru Gezer ise Türkiye'nin mevcut güven bunalımında uzlaşıyı sağlayabilecek kilit ülkeler arasında yer aldığını ifade etti. İstanbul Politik Araştırmalar Enstitüsü Dış Politika Koordinatörü Riccardo Gasco tarafından, zirvenin Türkiye'nin vazgeçilmez bir güvenlik aktörü olma pozisyonunu güçlendirmeyi hedeflediği kaydedildi.
Zirvenin en dikkat çekici başlıklarından birini ise Donald Trump'ın ABD Başkanı sıfatıyla Türkiye'ye gerçekleştireceği ilk resmi ziyaret oluşturuyor. İkili görüşmede NATO gündeminin yanı sıra Orta Doğu'daki gelişmeler, Suriye süreci ve savunma sanayii iş birliklerinin ele alınması bekleniyor. Özellikle Türkiye'nin yerli savaş uçağı projesi kapsamında ihtiyaç duyduğu jet motoru tedariki ve F-35 programına dönüş süreçlerinin görüşmelerde yer bulabileceği öngörülüyor. Gülru Gezer, jet motoru konusunda olumlu beklentileri dile getirirken, F-35 programına dönüşün hukuki süreçlere bağlı olduğunu vurguladı.