Eskişehir'de Gezi eylemleri sırasında polis şiddeti ve organize saldırgan gruplar tarafından darbedilerek hayatını kaybeden üniversite öğrencisi A.İ.K., ölümünün 13. yıl dönümünde saldırıya uğradığı Sanayi Sokak'ta anıldı.
Anma törenine A.İ.K.'ın annesi E.K., babası Ş.K. ve abisi G.K.'ın yanı sıra Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt da katıldı. A.İ.K. Vakfı (ALİKEV) öncülüğünde, DİSK, KESK, TMMOB ve Eskişehir Bilecik Tabip Odası (EBTO) tarafından organize edilen anma etkinliğinde, basın açıklamasını B.Ö. okudu.
Özkavak, açıklamasında A.İ.K.'ın Gezi Direnişi'nin birleştirici sembollerinden biri olduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti: "Bugün, ömrünün henüz baharında, 19 yaşında bir üniversite öğrencisiyken polis şiddeti ve organize saldırgan gruplar tarafından pusuya düşürülerek katledilen A.İ.K.'ı anmak; onun bitmeyen enerjisini ve yarım bırakılan düşlerini haykırmak için buradayız. 13 yıl önce Ali İsmail’e pusu kuranlar yalnızca gencecik bir bedeni hedef almadılar; bu ülkenin gençliğinin özgürlük umuduna, adalet arayışına ve insanca yaşama iradesine saldırdılar."
A.İ.K.'ın Gezi Direnişi'nin en saf, en birleştirici ve en coşkulu ruhunun simgelerinden biri olduğunu belirten Özkavak, "Gezi; ağaca, doğaya, kente ve her şeyden önemlisi insanca bir yaşama sahip çıkma iradesiydi. Bu iradeyi şiddetle, baskıyla ve kanla bastırmak isteyenler, Ali İsmail’imizi devletin kolluk gücü ve onunla birlikte hareket eden karanlık yapılar eliyle bizden kopardılar." ifadelerini kullandı.
Özkavak, A.İ.K.'ın bir isimden ibaret olmadığını, sınırları aşan, milyonların yüreğinde yankılanan bir adalet ve özgürlük çığlığı olduğunu dile getirerek, "Onun hayalini kurduğu insanca dünya; baskıya karşı özgürlüğü kuşanarak direnenlerin mücadelesinde, yarım bıraktırılmak istenen düşlerini omuzlayan gençlerin kararlılığında her gün yeniden hayat buluyor. Katillerin ve onları koruyan baskıcı zihniyetin karanlığı, Ali’nin yaktığı meşaleyi söndürmeye yetmedi." dedi.
Anma etkinliğinde, Gezi Direnişi sırasında hayatını kaybeden diğer isimler de anıldı. Özkavak, "Ali İsmail’i aramızdan alan o amansız şiddet, Gezi’nin o onurlu günlerinde memleketin dört bir yanında en güzel çocuklarımızı hedef aldı. Bizler bugün burada yalnızca Ali’yi değil; o omuz omuza durduğumuz haklı direnişte yaşamı ve geleceği savunurken yitirdiğimiz tüm canlarımızı adlarıyla, dirençleriyle anıyoruz: Ankara’da polis kurşunuyla aramızdan koparılan E.S., Antakya’da gencecik ömrü elinden alınan A.C., Ümraniye’de bir aracın çarpması sonucu hayatını kaybeden M.A., Lice’de kalekol yapımına karşı direnirken vurulan M.Y., Antakya’da çatıdan düşürülerek katledilen A.A., gözünü kırpmadan ölüme yürüyen H.F.G. ve aylarca verdiği yaşam mücadelesinin ardından 15 yaşında sonsuzluğa uğurladığımız B.E.... Onların her biri özgür bir geleceğin, adaletin ve onurun simgesidir. Bu meydanlar, bu sokaklar onların adlarıyla çınlamaya devam edecektir." şeklinde konuştu.
Anne E.K. ise yaptığı konuşmada, "13 sene önce Ali İsmail burada düştü ama binler, milyonlar ayağa kalktı. Ali İsmail’i unutturmamak için her yıl buradayız. Katillere inat her yıl buradayım. İyi ki varsınız" ifadelerini kullandı.
Baba Ş.K. ise katillerin ömür boyu bu damgayla yaşayacağını belirterek, "Bizim canımıza sahip çıktığınız için oğlumuzu unutmadığınız için sağ olun, var olun. Ali İsmail burada darp edildi. Onlarca aile belki gördü onu ama onlar vicdanlarına hesap verecek. Nasıl dayandılar? Bir çocuk katledildi. Nasıl sustular? Ama biz tekrar tekrar buraya geleceğiz, anacağız. Katilleri, azmettirenleri, onlara destek verenleri her nefes aldığımızda lanetliyoruz. Onlar lanet gibi katil damgasını boyunlarında yaşayacaklar." diye konuştu.
Konuşmaların ardından katılımcılar, Sanayi Sokak'tan Taşbaşı'na kadar sloganlar eşliğinde yürüdü.