Adana'da yaşayan 52 yaşındaki A.K., 10 yıl önce boşandığı eski eşi A.T. (56) tarafından önce kefen gönderilerek ve mezar yeri alınarak ölümle tehdit edildiğini, ardından evinde 13-14 yerinden bıçaklandığını iddia etti. Olayın ardından 4 gün komada kalan Katırcı, sağ elinde güç kaybı ve sürekli ağrılarla yaşamını sürdürürken, eski eşinin cezaevinden bu kez torunu aracılığıyla tehdit mesajı gönderdiğini öne sürdü.
İddialara göre, A.T., boşandığı eski eşi A.K.'yı tehdit etmeye devam etti. Önce kefen gönderen, ardından "Sana mezar yeri aldım" diyerek ölümle tehdit eden A.T., 9 Ağustos 2026 tarihinde Katırcı'nın evine arka taraftan girerek komşusunun yanında kadını 13-14 yerinden bıçakladı. Ağır yaralanan Katırcı, hastaneye kaldırıldıktan sonra 4 gün komada kaldı. Şüpheli eski koca ise yakalanarak tutuklandı.
Yaşadıklarını anlatan A.K., saldırı sonrası sağ elinde güç kaybı yaşadığını ve vücudundaki ağrılar nedeniyle günlük yaşamını sürdürmekte zorlandığını belirtti. Katırcı, "Belki şu an nefes alıyorum ama yaşamıyorum. Yarım bir insan oldum. Hastane sürecinde zaten bin kere öldüm, hala da aynı şekildeyim. Sesimi önce duyurabilseydim bu duruma gelmeyecektim. 13-14 yerimden bıçakladı. Elimi kullanamıyorum, hiçbir yerimi kullanamıyorum. Sadece nefes alıyorum ama çektiğim acılardan nefes aldığıma bile sevinemiyorum" ifadelerini kullandı.
Eski eşinin kendisini öldürmekle tehdit etmeye devam ettiğini ileri süren Katırcı, torununun cezaevi ziyaretinde duyduğu sözleri kendisine aktardığını belirterek, "Torunum cezaevine görüşe gittiğinde, 'Devlet bana bir iki yıl ceza verir, ben çıktığımda yarım kalan işimi tamamlayıp geri geleceğim' diye haber göndermiş. Yani beni öldürmeyi kafaya koymuş. Çocuklar sitem etmeye gittiklerinde de çocuk gelip bana 'Nene, seni öldürecekmiş' dedi. Şaşırdım kaldım" şeklinde konuştu.
Can güvenliğinden endişe ettiğini dile getiren Katırcı, maddi imkansızlıklar nedeniyle Adana'dan ayrılamadığını ifade etti. Katırcı, "Yaşama şansım zaten yok, bunun bilincindeyim. Çıkış noktam da yok. Maddi durumum olmadığı için Adana'dan da kaçamıyorum, bir yere de gidemiyorum. Devletimizin vereceği cezaya güveniyorum. Tek isteğim, yaşattığı bu acıların karşılığında iyi bir ceza alması. Hala kadınların sesi olmak istiyorum. Haberlere baktığımda sürekli kadınların öldürüldüğünü görüyorum. Böyle kalsın istemiyorum" dedi.