Adalet Bakanı Akın Gürlek hakkında yürütülen tartışmalar devam ediyor. Bakan Gürlek'in soruşturmalara ilişkin açıklamaları ve bakanlık bünyesinde faili meçhul dosyalara yönelik bir birim kurması eleştirilere neden oldu. Bu birimin kurulması, "savcılık işlerine karışmak" olarak değerlendirildi.
Son olarak Adalet Bakanlığı Basın Müşavirliği'nin, devam eden CHP'li belediyelere yönelik soruşturmalardaki ifadelerle oynayarak kamuoyuna servis etmesi, hem Bakan Gürlek hem de bakanlığa yönelik tepkileri artırdı. Bu durum, bakanlığın şeffaflığı ve hukuka uygunluğu konusundaki endişeleri derinleştirdi.
Danıştay nezdinde de Bakan Gürlek'e karşı Ankara Barosu üyesi 5 avukatın açtığı dava esastan görüşülmeye başlandı. Bu hukuki süreç, bakanın eylemlerinin yargı denetimine tabi olduğunu gösteriyor.
Ankara Barosu'na kayıtlı Avukat İsmail Sami Çakmak, Cumhurbaşkanlığı'na Bakan Gürlek hakkında şikayette bulundu. Avukat Çakmak, dilekçesinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a hitaben, atanan kişilerin eylemlerinden bizzat sorumlu olacağını belirtti. Çakmak, Gürlek'in İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na atanmasının dahi tartışma konusu olduğunu ve bakanlığa atanmasının hukuka aykırı bulunduğunu ifade etti.
Avukat Çakmak, Gürlek'in "hazırlık soruşturmalarının gizliliğine" ilişkin yasalara aykırı davrandığını, dosya bilgilerini afişe ederek Cumhuriyet Savcılıklarını zor durumda bıraktığını vurguladı. Gürlek'in söylem ve işlevlerinin Adalet Bakanlığı ile bağdaşmadığını belirten Çakmak, "Gürlek, Adalet Bakanlığı'na, başkanlığını yaptığı Hakimler ve Savcılar Kurulu'na güven ve saygıyı tartışmaya açan davranışlar sergilemektedir. Buna izin verilmez" dedi. Çakmak, Gürlek'in atama kararının geri alınarak iptalini talep etti.